10 Temmuz 2020 Tarihinde Ayasofya’ ın yeniden Cami olması münasebetiyle yazdığımız yazı….

Not:
11-12 yaşlarındayım. İstanbul’da bir kursta Arabça öğrenmeye çalışıyoruz. Cuma günleri tatil oluyor.
Fatih camii, Beyazıt, Yeni Camii, Sultan Ahmet gibi camilerde konuşan Vâizleri dinliyor, not almaya çalışıyorum.
Ayasofya’nın önünden geçerken tüylerim diken-diken oluyor. Kapılara kadar gidiyor içeri giremiyorum.
Bir gün ayakkabılarımı çıkardım, içeri daldım. Kimi dışarı çık diyor، kimi ayakkabılarını giy diyor,
Aldırmadım.
Ellerimi açtım “Ey Ayasofya bir gün Camii olurda sende Namaz kılarmıyız”dedim.
Yanımda karı-koca peyda oldu. “O zaman burayı cemaatle doldururmuydunuz” dedi. “ Bey amca burası bize Fatih Sultan Mehmed’in emanetidir, eninde sonunda aslına dönecek, Camii olacak”dedim, ağlayarak dışarı çıktım.
Sene 1958…
Ben 12 yaşındayım.
O günün şartlarında bu bilgileri bize anlatanlardan Allah razı olsun.
Bu gün 19. Temmuz. 2026.
İstanbuldayız.
İkinci defa Ayasofya bizi bekliyor.
“Eninde sonunda burası cami olacak” diye sevinçten ağlayan çocuk Ayasofya’yı bekliyor…

“AYASOFYA!…..
Sil gözlerinin yaşını, gayri ağlamak yok, hüzün yok,
Boynundaki kement kırıldı, ellerindeki kelepçe çözüldü, Ebediyetlere kadar kadar hürriyet… Kıyamet sabahına kadar adâlet,
Binler şükür, sonsuz kere şükür, elfü elfin şükür…
Koca ustamız Mimar Sinan’a sesleniyoruz;
“Ayasofya’nın kubbeleri bir daha çökmez, ben onun eline dört tane asa verdim” diye işaret ettiğin dört Minare’den bu gün (10-Temmuz -2020) ikindi namazında ayrı ayrı ezan okundu.
Ruhun şad olsun koca usta…
Peygamberimizin alnından öptüğü Ceddimiz Fatih Sultan Mehmed’e halimizi arz ediyoruz,
Gayri üzerimizde ki Bedduaları kaldır. 86 sene sonra kaldığımız yerden devam ediyoruz…
Peygamber hatırası, Yadigarı Halid b. Zeyd’ e (Eyub Sultan)’a sesleniyoruz; Gayri yüreğimize batan diken çıkarıldı.
Eylül’de yanına gelirken alnımız ak, yüreğimiz pak geleceğiz inşallah…
Mihrab’ında Cuma namazı kıldıran, minberinde Fatih adına hutbe irad eden Akşemseddin veliye halimizi arz ediyoruz.
Hey koca sultan! Kalk ta halimzi gör. Bayram gelmeden bayram yapmaya başladık.
Osman Yüksel Serdengeçti ağabeyimiz ruhun şad olsun, Yazdığın Ayasofya şiirinden dolayı Seni mahkemelerde sürüm-sürüm süründürdüler. Süleyman Arif Emre’nin seni savunduğu dava sona erdi. Sen kazandın ağabey, sen kazandın…..
Türk kültür hayatında önemli bir yer işgal eden, Necip Fazıl üstadımız “Gençler Sabredin, zamanını bilemem ama Ayasofya mutlaka cami olacak” demiştin.
Ruhun şad olsun üstadım.
Kement kırıldı, kelepçe çözüldü. AYASOFYA CAMİ oldu. Fatihin Vasiyeti yerine geldi.
“Cami olmayan Ayasofya, tarihi bir cesettir” diyen Sezai Karakoç üstadımız, gözün aydın efendim, Ayasofya cami oldu,
Ayasofya’ya ruh üflendi,
Ayasofya dirildi.
Kimler bu konuyu diri tuttuysa ve kim son imzayı attı ise ALLAH razı olsun.
HAYIRLI OLSUN, UĞURLU OLSUN, MÜBAREK OLSUN….