CHP kuruluşundan itibaren aydınların, subayların, avukatların, hakimlerin, savcıların , öğretim üyelerinin ve kurulu düzen memurların partisi olarak hayat buldu. Ayrıca, hiçbir zaman , fakir ve köylü ve işçilerin çoğunlukta olduğu bölgelerden yeterli desteği alamadı. Çünkü, Yakup Kadri’nin, “Yaban” adlı romanında sivil halk tiplemesiyle; sade normal sivil vatandaşın, düşmanla işbirliği yapabileceği ve vatanı düşmana satabileceği işlendi; ancak kahraman Türk Subayları buna asla müsaade edemezdi. Ülke yönetimi de, sivil halka, cahil oy çoğunluğuna bırakılamazdı. Bu uğurda, her on yılda tekrarlanan askeri darbeleri yaşadık.
CHP ilkeleri, aynı zamanda Atatürk İlkeleriydi. Bu ilkelerin amacı, Orta Çağın karanlığında kalmış bir halkı, muasır medeniyet seviyesine ulaştırmaktı. Muasır medeniyet seviyesi örneği, önümüzdeki canlı İngilizler ve Fransızlardı. Onun için Orta okuldan itibaren mecburi yabancı dil , İngilizce ve Fransızca’ dan birini seçiyorduk. Arapça , Farsça gericiliği temsil ediyordu. Bin yıldan beri aynı toprakları , tarihi ve kaderi paylaştığımız Kürtçe, Zazaca dilleri ders olarak konsaydı, bu ülke elden giderdi (!).
Şimdi, CHP kendi içinde bir yol ayrımına girdi: CHP içindeki bazı kişiler ve gruplar, hala “ helal” ve “haram” kavramını, “namus”, “haysiyet” kavramını bırakamamıştı. Yenilikçi Hareket olarak, Ekrem İmamoğlu da Kurultay delegelerini satın alarak Genel Başkan olarak Özgür Özel seçtirmesiyle yeni bir yapılanmaya girdi.
Bu yeni dönemde, Genel Başkan Özgür Özel’ in VIP aracının iç dizayn maliyetinin 7.754.000 TL tutması ; yine CHP nin bu yeni dönmede Genel Medyaya 755 Milyon, Sosyal medyaya 655 milyon dağıtması, En son Özgür Özel’in bazı gazetecilere 46 milyon ödeme yapması, yine Ekrem İmamoğlu’nun bir danışmanın aylık 350-450 liralık kiralık dairlerde oturması ve belediyelerdeki yolsuzluklar ve İmamoğlu’ nun, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhitin Böcek’ten milyon avroluk haraç alması ve Görele Belediye Başkanının, belediyede bir çalışanının 16 yaşındaki kızına mesajlı sarkıntılık yapması karşısında ; artık o eski CHP’lilerin, namus , hak, adalet, insaf, ayıp , haram ve helal gibi kavramların bu kadar dejenere eden yenilikçi CHP’lilere karşı arınma yoluna gitmesi karşısında; yenilikçilerle ile eskilerin bir mücadelesi olacaktır.
Mahkemenin sadece butlan kararıyla, rüşvet iltimas ve delegenin iradesinin satın alınmasına dayalı Olağan Genel Kongreyi iptal etmesiyle, eski hale dönen CHP de; yenilikçi kanada göre, mademki İmamoğlu, İstanbul’ da iki seçimi almıştır; nasıl aldığı yolsuzluklar ve cinsel istismar, rüşvet ve irtikap önemli değildir; yeter ki , Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı yıkacak birisi olsun da kim olursa olsun , nasıl olursa olsun diyenlerle ; rüşvete ve yolsuzluklara, harama karşı ve helal yoldan gitmek isteyenlerin mücadelesini görüyoruz.
Şimdi ne olacak ? Eskiden satın alınmış delegelerle Kongreye gidilmesi halinde Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’ nun Genel Başkanlıktan gitmesi, yine irade fesadına dayanacağı için, Şimdi Kılıçdaroğlu , parti teşkilatını yeniden dizayn edecek ve satılık olmayan bir delege listesiyle kongre yapmak zorunda. Özgür Özel de, satın almadığı ve alamayacağı delegelerle CHP kongresinden netice alamayacağını bildiği için, artık yeni bir partiyle yola devam etmeli. Çünkü medyaya verdiği milyonlarla halkı ve partiyi rahatça yönlendirebiliyor. Ve yeni bir genel seçimi de kaybetmeyeceğine inanıyor. Çünkü satılık medyanın halkı yönlendirme gücünü görüyor.
Sonuçta, CHP , rüşvet ve irtikaptan ve satılık delege iradesinden arınacak ve öylece bir kongre yapacak. Sayın Özgür Özel de, bu satın aldığı medya ve sosyal medya trolleriyle , halkın yeni bir partiye yönlendirilebileceğini görüyor.
Çok çabuk yükselen ve büyüyen ve gelişen unsurların, yine çok çabuk şekilde çürüyeceğini, çöktüğünü sosyal yapıda bir daha göreceğiz.