FTSO Likya Salonu’nda yapılan toplantıda Kültür Rotaları Derneği ile Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü yetkililerinden oluşan proje ekibi tarafından KOBİ’lere yönelik eğitim içerikleri ve proje başvuru süreçleri hakkında detaylı bilgiler aktarıldı. FTSO Yönetim Kurulu Başkanı Osman Çıralı’nın da yer aldığı toplantıda proje koordinatörü Çağla Kosova Durdu ile İngiliz asıllı Türk vatandaşı Kate Clow tarafından sunum yapıldı. Toplantıda katılımcılara dijital haritacılık ve dijital trekking uygulamaları, Likya Yolu üzerinde yer alan işletmecilerin konumlarını nasıl işaretleyeceği ve fotoğraf eklenmesi gibi konularda da bilgiler verildi.
Yapılan başvurular sonucunda Fethiye’den Antalya’ya kadar Likya Yolu üzerinde faaliyet gösteren toplam 34 işletme eğitim almaya hak kazandı. İşletmeler, Nisan 2026 sonuna kadar çevrimiçi ve yüz yüze gerçekleştirilecek eğitim ve danışmanlık faaliyetlerine katılacak. Bu sürecin ardından KOBİ’ler, 25 bin avroya kadar hibe alabilecekleri projelerini hazırlamaya başlayacak. Altı ila dokuz ay arasında sürecek projelerin; dijital dönüşüm, sürdürülebilir turizm, turizm pazarlaması, atık yönetimi ve yenilenebilir enerji kaynakları gibi birçok farklı alanda uygulanabileceği belirtildi.
Toplantı sonunda projeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan FTSO Yönetim Kurulu Başkanı Osman Çıralı, Likya Yolu’nun uluslararası bir yayın tarafından dünyanın en güzel yürüyüş rotası seçilmesinin yalnızca Fethiye ve Seydikemer için değil, Türkiye turizmi açısından da son derece kıymetli bir gelişme olduğunu söyledi. Likya Yolu’nun Fethiye’den başlayarak Seydikemer üzerinden Antalya’ya uzanan eşsiz bir kültür ve doğa koridoru olduğuna dikkat çeken Başkan Çıralı, “Bu rota; tarihi mirası, doğal zenginlikleri ve yerel yaşamla iç içe geçmiş yapısıyla alternatif turizmin en güçlü örneklerinden biridir.” dedi.
Bu başarının, deniz–kum–güneş turizminin ötesinde, dört mevsime yayılan sürdürülebilir turizm anlayışını güçlendirdiğini vurgulayan Başkan Çıralı, “Likya Yolu, Fethiye ve Seydikemer başta olmak üzere geçtiği tüm yerleşimlerde konaklama, yeme-içme, rehberlik ve yerel hizmet sektörlerine doğrudan katkı sağlamaktadır. Bu tanınırlık, Türkiye’nin doğa ve kültür turizmi alanındaki potansiyelini uluslararası ölçekte daha görünür kılacaktır. Likya Yolu üzerinde faaliyet gösteren KOBİ’ler özel bir öneme sahip. Otelinden pansiyonuna, restoranından rehberine kadar Likya Yolu üzerindeki KOBİ’ler, sürdürülebilir turizmin sahadaki en önemli aktörleri arasında yer alıyor. DETOUR Projesi ile bu işletmelerin dijital dönüşümünün desteklenmesi, çevresel duyarlılıklarının artırılması ve finansmana erişimlerinin kolaylaştırılması, bölge turizminin geleceği açısından büyük önem taşıyor. Likya Yolu’nun korunması ve doğru şekilde yönetilmesiyle hem yerel kalkınma güçlenecek hem de Fethiye ve Seydikemer turizmi uzun vadede daha nitelikli bir yapıya kavuşacak. Bugüne kadar Likya Yolu'nun altyapısının geliştirilmesi ile ilgili de elimizden gelen tüm gayreti gösterdik, göstermeye de devam edeceğiz.” diye konuştu.