Geçen haftaki konumuza kaldığımız yerden devam edelim:
Kırsal ve tarımla bu kadar iç içe olan kadının, sektörde yaşadığı bazı temel sorunlar aşağıdaki gibi sıralanabilir:
- Sosyal güvenlikli işe ulaşamamak
- Kayıt dışı çalışma
- Örgün eğitimden mahrum kalmak
- Mesleki eğitim alamamak
- Çalışma koşullarının ağırlığı
- Geleneksel rol kalıplarından çıkamamak
- Kaderine razı hayat tarzına uymak
- Sağlık hizmetlerine ulaşamamak
- Girişimcilikten faydalanamamak
- Krediye erişim güçlüğü
- Kararlarda söz sahibi olamamak
- Tarım dışında çalışma fırsatlarının darlığı
- Miras paylaşımındaki uygulamalar
- Bölgelerarası farklılıklar
-Gezici, geçici ve mevsimlik işçiliğin ağırlığı
- Kırsaldaki kadınların sorunlarına karşı ilgisizlik
Bu sorunların üstesinden gelmek kolay olmasa da çözüme yönelik bir takım fırsatlar mevcuttur. Bu fırsatlar da aşağıdaki şekliyle listelenebilir.
* STK’ların kadın konusuna ilgilerinin artması
* Bu konularla ilgili, üniversitelerde eğitim-araştırma-uygulama merkezlerinin kurulması
* Uluslararası kuruluşların programları ve kadına verilen öncelikler
* Proje fonlamada kadına pozitif ayrımcılık yapılması
* Kadın girişimciliğinin güzel örneklerle gündem oluşturması
* ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü) Sözleşmelerinin uygulanması
* Kırsalda kadın örgütlenme eğiliminin artması.
* Erkeklerin konuya katkı vermeleri.
* Kırsalda turizm aktivitelerinin artması
* Kırsal yönelik kurumsal yapılanmalar.
* Kırsalın altyapı hizmetlerinin artması.
Tespit edilen sorunların çözümü için yukarıda sayılan fırsatlar kullanılarak, öncelikli yapılabilecek işler aşağıda maddeler halinde sıralanmıştır.
+ Kadın girişimciliğin teşvik edilmesi
+ Kadın girişimcilerin örgütlenmesi
+ Kooperatifçiliğin özendirilmesi
+ İstihdamda ayrımcılığın kaldırılması
+ Kayıt dışı emeğin azaltılması
+ Tarıma entegre sektörlerin arttırılması
+ Mesleki eğitimin yaygınlaştırılması
+ Yerel bütçeden belli bir payın, kadın tarım girişimcilere aktarılması
+ Sosyal güvenlik ve kredi desteğinde pozitif ayrımcılığa gidilmesi
+ Mevsimlik, gezici ve geçici tarım işçilerinin haklarının kanun kapsamında korunması
+ Çocuklarının eğitimine nicelik ve nitelik olarak ağırlık verilmesi
+ Kırsal alanda kadın istihdamının stratejik plan dâhiline alınması.
Kırsaldaki tarımın vazgeçilmezi olan kadınlar için yukarıda belirtilen uygulamaların gerçekleştirilmesi adına dijitalleşmeden faydalanılmalıdır. Hayatın her alanına giren dijitalleşmeyi tarımdan ayrı düşünmek mümkün değildir. Çünkü dijitalleşme birçok sektörde olduğu gibi tarımda da dönüşü olmayan bir yolun gerçeğidir. Tarımsal üretimin çeşitli alanlarında yapılacak entegrasyonlarla, dijitalleşme sektör ile rahatça birleştirilebilir. Tarımda dijital teknolojinin kullanılması, tarımsal uygulamalarda hassasiyet sağlayarak sürdürülebilir tarımı destekleyecektir.
Sürdürülebilir tarım, teknoloji, insan ve kurumların oluşturduğu üç temel unsura ihtiyaç duyar. Çiftçiler, özellikle de kadın çiftçiler dijitalleşmeye hazırlıklı değilse, günümüzde istenen gıda güvenliği sağlanamaz. Çiftçiliğin yani tarımsal üretimin geleceği akıllı, sürdürülebilir, kapsayıcı ve entegrasyona odaklı planlara bağlıdır; ve bunun merkezinde kadınlar rol almalıdır. Dünya giderek büyüyen tarımsal zorluklarla karşı karşıyayken, tarımda kadınları güçlendirmek sadece adil bir yaklaşım değil, aynı zamanda gerekliliktir.
Özellikle küçük ve orta büyüklükteki işletmelerde kadın ev ve aile faaliyetlerinin yanında emek-yoğun çalıştığından dolayı dijital destek kadına zaman kazandırarak işlerine kolaylık getirebilecektir. Bu uygulamalarla kendini gösterecek dijital tarım, verimliliği artıran, çevresel etkiyi azaltan ve sürdürülebilirliği iyileştiren yenilikçi çözümler sunarak tarım sektöründe farklılıklar oluşturabilecektir. Bu teknolojilerin benimsenmesi yalnızca çiftçilere fayda sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda daha verimli ve dayanıklı bir gıda sisteminin oluşumuna destek verecektir. Dijitalleşmenin bir yansıma olan hassas tarım, tarımsal üretimde verimliliği artırmak ve kaynak kullanımını optimize etmek için teknoloji ve veri analizlerini kullanarak tarıma ilave bir destek sunabilecektir. Bu amaç dâhilinde GPS, GPRS, uzaktan algılama, dronlar ve çeşitli sensorlar ile bitki sağlığı ve iklim koşulları analiz edilerek doğru müdahaleler yapılabilecektir. Hassas tarımın temel uygulamaları arasında kesinlik, ekim, sulama, gübreleme, haşere, hasat kontrolü bulunur. Bu yöntemlerle su, gübre ve ilaç kullanımı minimize edilerek çevresel etkiler azaltılır. Çiftçilere gerçek zamanlı veri sağlayarak maliyetleri düşürür ve ürün kalitesini artırır. Bu şekliyle tarımın sürdürülebilirliğine değerli katkılar verir.