Mevlana ' da düşünce dünyası ilahi aşk ile olgunlaşmıştır. Ve insanlığa yol göstermektedir. Mevlana ' da sanat Tanrı' nın sıfatlarını görmek ve takdir etmek için bir araçtır. Zira Mevlana ' ya göre tüm güzellikler Tanrı' nın sıfatlarının bir tecellisidir. İnsan her şeye bakarak ilahi aşkın tecrübesine sahip olabilir. Mevlana ' da asıl olan ilahi aşk olduğu için, her şey Tanrıda' dır. Bilgi, aşk, sanat, güzellik gibi bütün mefhumlar O' ndan gelmektedir ve O' na götürmektedir.
Sanatın asıl kaynağı Allah'tır. Ve insanlar, âlemi seyr-ü temaşa etmeye başladıklarında her şeyde bir güzelliğin bulunduğunu göreceklerdir. Dolayısıyla, sanat bunun için bir araç konumundadır.
Bu sebepten ötürü, insanın kendisini keşfetmesi, yani gönül aynasını parlatıp kendini arındırması önemlidir. Gördüğü her şeye gönül aynasıyla bakar ve Allah'ın hizmetlerini orada görür. Alemdeki her şey, Allah'ın isim ve sıfatlarının bir tecellisidir, yansımasıdır. Dolayısıyla her görünen şeyin o isim ve sıfatlar açısından bir hakikati vardır . İşte önemli olan, o hakikate giden bilgiye ulaşmaktır. Eşyanın görünüşüne ve ismine takılıp kalmadan, özüne giden yola girmektir.
O bilgiye ulaşmak için, gönlü o bilgiye hazır etmek gerekir. Yani kirden, pastan arındırması gerekir kalbi ve nefsi.
Mevlana, İslam düşüncesinde hâkim olan mutlak varlığın âlemde tecelli etmesi anlayışından hareket etmektedir.
Mevlana ' ya göre bir akıl kendi kendisine yetmemektedir. Ve onun bir takım yeteneklerle bilgiyle ve ilimle donatılması gerekmektedir . Hakikate ulaşmak isteyen kişi için, aklın dışında başka şeylere ihtiyaç vardır.
Bütün sanatlar ilk biçimleriyle kesinlikle vahiy kaynaklıdır. Akıl onları geliştirir.
Bu düşünceye göre esas olan; eşyanın mahiyetinin yalnızca dış gözle görülemeyeceği mevzusudur. Yani gözle görünenin, kalp ile görünenle birleşmesi gerekmektedir. Hakikatin bilgisi, dışarıda, duyular dünyasında, zahirde değil kalptedir, gönüldedir.
Hazreti Peygamber: " Rabbim, bana eşyayı olduğu gibi göster; onlar hep nasılsa öyle göster" diye dua ederek bu konuyu vurgular.
Mevlana, insan için; " Surette küçük bir âlemsin ,ama hakikatte en büyük âlem sensin" demektedir.
Not: NEÜ Öğretim Üyesi Zeynep Tuncer Doktora tezinden özet