YAPAY GÜNDEMLERDEN GERÇEĞİN NE OLDUĞU UNUTULDU

YAPAY GÜNDEMLERDEN GERÇEĞİN NE OLDUĞU UNUTULDU

Türkiye’de gündemde ne var? Çok şey var! Ancak oldukça suni ve sıradan. Yapay mı yapay. Toplum mühendisliğinin içinde bulunduğu güç sarhoşluğu artık öyle bir düzeye geldi ki kontrolden çıkmış durumda. Sabah, öğlen, akşam, algı, algı, algı! Gerçeği kendileri de unuttu. Hipnotize ettikleri kitle de. Nüfusun büyük bir oranını istedikleri gibi yönlendiriyorlar. 100 TV kanalının 96’sı birden aynı cümleleri, aynı görüntülerle servis ediyor. Filanca ülkede, falanca mecliste neler söylemişler güya aktarıyorlar. Ancak konuşma başka bunların çevirisi ve alt yazısı bambaşka. Sokağa, çarşıya pazara bir iniyorsun, harfi harfine yüksek doz propaganda etkisini göstermiş. Ezberini gururla yapan kitleler… Öyle bir anlatıyor ki sanırsın analizi kendi yapmış, ortaya bir tespit koyuyor. Zavallı…! Durumunun başı kesilmiş tavuk gibi oraya buraya savrulmaktan farklı olmadığını bilmiyor. Belki de hiç bilmeyecek. Dün sövdüklerini bugün övdüğünden gram haberi yok! Dün övdüğünü bugün nasıl gömüyor, öyle böyle değil. Sosyal medyaya hiç değinmiyorum. Üç ay önce paylaştığının bugün tam tersini paylaşmış ama geriye dönüp bakacak mecali de yok, hatasını anlayıp pişman olacak ahlaki değeri de yok! Öyle bir haleti ruhiye basmışlar ki kafasına dünyaya nizam verdiğini zannediyor. Hayali iç ve dış güçlerle mücadele etmekten bitap düşmüş pozları yok mu bir de… İçin için gülmek mi lazım, ağlamak mı lazım, acımak mı lazım karar veremiyorsun.

Siyaset denilen fikri ve icrai mefhum, toplumun ortak hayatına dair düşünmek, öncelik belirlemek, planlamak, geçmişi muhasebe etmek, yönetmek, adaleti gözetmek, sorun çözmek, gelecek tasarlamak işidir. Yani önce bilgi ister. Birikim ister. Muhakeme yeteneği ister. Ahlak gerektirir. Hafıza ister. İstatistik ister. Ölçü ister. Aklın gereği meziyetleri kullanmayı gerektirir. Her önüne gelenin iki ezber kelimeyle yapabileceği bir iş değildir.

Görünen o ki enteresan bir döneme denk geldik. Konuşmayı bilmeyenlerle tartışmaya giriyoruz. Siyaset yaptığını zannedenleri, parti amigolarını, ezber tekrarlamaktan bıkmayan narkoz zedeleri, günlük rüzgâra göre yer değiştirenleri muhatap alıyoruz, zaman harcıyoruz. Oysa gidişat kötüden de öte! Yeni yazılarla tekrar buluşuncaya kadar sağlıklı, mutlu ve huzurlu kalın, hoşcakalın.

08.05.2026