YIKILDIK!

YIKILDIK!

YIKILDIK!

İnsanın içinden yemek içmek bile gelmiyor. Sıcacık odalardan buz

gibi soğukta enkaz altında kurtarılmayı bekleyen canları gördükçe

ekranlarında. Kahramanmaraş merkezli 10 ilde meydana gelen depremde

hepimiz enkaz altında kaldık. Onlarla donduk, onlarla yaşadık büyük felaketi.

İçimiz acıdı, yüreğimiz yandı. Bu satırları yazdığım depremin 3. günü ve kayıp

sayısı 8500. Ve halen kurtarılan çocuklar, kurtarılan canlar var. Mucize devam ediyor.

Oğlum ve gelinim de Kahramanmaraş'ta görev yapıyorlar. Sağ salim kurtuldular çok

şükür iyiler. Şimdi yanımıza gelecekler. Ama bu soğukta orada kalmak zorunda olanlar?

Evi yıkılanlar? Kalacak yeri, kimsesi olmayanlar?

Yaklaşık 13.5 milyon insanın etkilendiği, eşi benzeri görülmemiş bu felaket yıktı koca bir coğrafyayı. Ülkem ağlıyor . Çocuklarımız enkaz altında yaşam savaşı veriyor.Cok nadir sağ çıkanlar umudunuzu tazeliyor. Böyle bir zamanda tam bir birlik beraberlik olması gerekirken, halen daha rant kavgası, gösteriş yapmak, ayrımcılık, kin, nefret, kibir, umursamazlık. İnsanlığımızdan utanıyoruz bunları görünce. Umudumuzu yitiriyoruz birden, biz bunlara layık mıyız diye.

Ve beton beton, beton. Toprağı, ormanı, doğayı keserek, yıkarak, katlederek ülkeyi bu kadar betona boğanlar mutlu mudurlar acaba bu kadar vebalden? Hiç anlamıyorum ki bu binalara ruhsat verenler, oturma izni verenler hiç kontrol etmezler mi? Düşünmezler mi bu kadar insanın sağlığını? İmar izni verenler, imar affı çıkaranlar hiç düşünmezler mi bu kadar büyük kayıplara sebep olmanın vebalini .

Yazıklar olsun çıkardan , ranttan başka bir şey düşünmeyenlere.

Tüm bunlara rağmen kurtarma çalışmalarına gönüllü olarak katılıp canla başla çalışan her milletten güzel insanlara selam olsun. İçimizi ısıttınız. İyi ki varsınız.

Allah ülkemizin yardımcısı olsun!