GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ...

Eskilerin “muktezây-ı hâle mutâbık” yani günün şartlarına uygun diye kullandıkları bir deyim vardır.

Şimdi bunu hatırlamanın tam zamanı.

Tarihler 29. Mayıs.1453 ü gösteriyor. 21 yaşında ki delikanlı Sultan Mehmet, tarihin “Ceyş-ül fetih” dediği fetih ordusunun başındadır.

Sevgili Peygamberimizin “Kostantıniyye (İstanbul) bir gün fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne şerefli komutan, onun askerleri ne güzel askerdir”.

Müjdesi Sultan Mehmed’in kulağına üflenmiştir.

Artık dur-durak yoktur. En ince ve teknik hesaplarla döktürülen toplar hazırlanmış, Ordu o şartlara göre donatılmıştır.

Karadan gemiler yürütülmüş, “Ya ben Bizans’ı alırım, ya Bizans beni” diyerek Bizans’ın köhnemiş surlarına doğru haykırmıştır.

Fethin bütün serancâmını anlatmaya yerimizi elvermez.

Fetih müyesser olmuş, Kostantıniyye İstanbul, Sultan Mehmet, Fatih Sultan Mehmet, olmuştur.

Bizansın köhnemiş surları Fatihin çelikten yumrukları ile yıkılmış, bir devir kapanmış, bir devir açılmıştır.

Orta çağ sona ermiş, yeniçağ başlamıştır.

Ben bunları niye anlatıyorum?...

Hani son günlerde ortalıkta kabadayılık yapanlar, ona buna saldırıp duranlar, “yaptırım”la kafayı bozanlar var ya…

Ha… işte onların memleketi Amerika…

Ortada yok…

Adı yok, sanı yok.

Henüz keşfedilmemiş.

Harita da yok.

Fatihin istanbulu fethettiği, çağ açıp, çağ kapadığı zamanlarda Henüz Amerika diye bir devlet yok ,yoook...

Sene 1492….

Amerika adı ile bir devlet sahneye çıkıyor.

İstanbulun Fethinden kaç sene sonra…

Şimdi de ülkesinde salgından ölü sayısı sekiz yüz bini geçti. Neredeyse bununla da öğünecekler.

Adamlar kabadayı...

Ben Allahım diyen Nemrutlar, gitti, Firavunlar gitti, Şeddatlar yok oldu.

Dünyanın ağzının tadını bozdunuz. Sizin de helakiniz yakındır. Ahını aldığınız devletler, sömürdüğünüz orta doğu, Afrika, soykırım yaptığınız Kızılderililer, Altıntepsi (!) içinde Yahudilere sunduğunuz KUDÜS, sizin sonunuzu hazırladı.

Hakkın sillesini yiyecek ve tuz gibi eriyip gideceksiniz.

Korku yok ey Millet.

Panik yok…

Diklenmeden dik durmasını bilelim. Allah’ın inâyetiyle bu salgın hastalığını da geride bıraktık.

Rabbim topyekün İnsanları korusun. İslâmı ve Müslümanları muhafaza buyursun. Aziz milletimizi bahtiyâr eylesin.

Hepinize selam, sevgi ve saygılar sunuyorum.

Allaha emanet olasınız.

Bismillah, Elhamdülillah, Vessalâtü

Vesselâmü Alâ Hayri Halkıllah!...

Ey!

Kalbi kırık, boynu bükük garibler için kapısını daima açık bırakan RABBİM!

Sen ki azamet, heybet ve kudretin tek sahibisin, kırık gönüllere yakın olansın, kimsesizlerin kimsesi, çâresizlerin çaresisin...

Sen ki sonsuz merhamet sahibisin, kuluna karşı pek şefkatli, pek merhametlisin

Sen ki; “Ben kulumun zannı üzereyim, Merhametimin gücü azabımı geçmiştir” buyuruyorsun.

Bizler merhametine sığınıyoruz. Haz.Ali efendimizin dili ile yalvarıyoruz, iyilerin Rabbi sen olursun da, günahkârlar kime yalvarsın....

Kalbi kırık, boynu bükük olan mücrimleride kapından geri çevirme Allahım...

Bizleri dünya ve ahiret sıkıntılarından kurtar, muhafaza eyle.

Tüm sıkıntılarımızı bertaraf eyle.

Gözümüzü, gönlümüzü yaşartan dertlerimizi sevince çevir.

Tek derdimiz rızanı kazanabilmek olsun, tek derdimiz dinine hizmet edebilmek olsun.

Bizleri dünya dertlerinden uzaklaştır, dünyaya ait sıkıntılardan sana sığınırız.

Bizleri dünyaya dalmaktan ahireti unutmaktan muhafaza eyle

Bütün güzel sözler sana söylemekle güzeldir.

Kırık dökük de olsa kabul eyle sözlerimizi, yıkık dökük de olsa duy yakarışlarımızı, kabul eyle bizi, kabul eyle sözlerimizi, suskunluğumuzu zikir ve dua makamına kabul eyle.

Güneşin doğup-battığı sürece, kirpiklerimiz kıpırdadıkça, bizleri Tevhid’den ve Muhammed’i aşktan mahrum etme Allah’ım...

Yüreğimiz Yaklaşan Kurban bayramının sevinciyle dolsun,

Cümle günahlarımız af ve mağfiret olsun,

Rabbim Müslüman Türk milletini korusun,

Merhametiyle yoğursun,

Aşk ve sevgisiyle doyursun,

ŞEHİT olan yiğitlerimizi Peygamber sofrasın da iftar etmekle sevindir.

Geride kalanlara sabır ver Allahım..

Şehitlerimizin dünyası zindan, Ahiretleri ihya oldu.

Yarabbi sen bu kiralık kâtillerin her iki dünyasını da zindan eyle Allahım...

Okuyan ve Amin diyenden Allah razı olsun,

Allah’ın selamı üzerimize olsun