Özdağ, Fethiye’de Gündemi Değerlendirdi: ‘Muğla’nın Potansiyelini Tam Kullanamıyoruz’
Yeniyol Partisi Grup Başkanvekili ve Muğla Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, Fethiye’de düzenlenen basın kahvaltısında Meclis çalışmalarını ve Türkiye gündemini değerlendirdi. Hukuk, ekonomi, dış politika, turizm, tarım, ulaşım, çevre ve Muğla’nın yerel sorunlarına ilişkin açıklamalarda bulunan Özdağ, “Muğla’da 5 ay olan turizmi 6’ya, 7’ye, 8’e, 9’a, 10’a çıkartmanın yollarını araştırmamız lazım” dedi.
Yeniyol Partisi Muğla Milletvekili ve Grup Başkanvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, Fethiye’de basın mensuplarıyla bir araya gelerek Meclis yasama dönemindeki çalışmalarını ve gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi.

Basın kahvaltısı formatında gerçekleştirilen buluşmada Özdağ; parlamentodaki çalışmaları, Türkiye’deki siyasi sistem tartışmaları, hukuk ve ekonomi alanındaki değerlendirmeleri ile dış politika gündeminin yanı sıra Muğla’nın turizm, tarım, madencilik, çevre, ulaşım ve altyapı sorunlarını ele aldı.

Özdağ, parlamentoda bugüne kadar yaptığı çalışmaları aktararak, milletvekilliği döneminde çok sayıda kanun teklifi ve soru önergesi verdiğini belirtti. Özdağ, “Parlamentoda 50’ye yakın kanun teklifi verdim. Yaklaşık 550’ye yakın soru önergesi verdim. 400’ün üzerinde konuşma yaptım. Onlarca basın toplantısı yaptım. Ve 1.000’e yakın radyo, televizyon, gazete, yurt içi ve yurt dışı faaliyetlerimle beraber parlamentoda sizleri layıkıyla temsil etmeye gayret sarf ettim” diye konuştu.

“Parlamentonun denetim gücünün artırılması gerekiyor”
Konuşmasının önemli bölümünü Türkiye’nin yönetim sistemi ve parlamentonun işleyişine ayıran Özdağ, parlamenter sistem tartışmalarına ilişkin görüşlerini dile getirdi. Özdağ, “Biz parlamenter sistemi tekrar getireceğiz, revize edeceğiz. Tam ve kamil manada bir parlamenter sistem olacak. Kuvvetler ayrılığı ilkesini oluşturacağız. Türkiye’de denetim mekanizmaları olacak” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin daha şeffaf ve denetlenebilir bir yapıya kavuşması gerektiğini savunan Özdağ, “Türkiye şeffaf olacak. Her kurumuyla, sivil toplumuyla, devletiyle, kamusuyla Türkiye netlenebilir bir ülke ve hesap veren ülke olacak demiştik” dedi.
Türkiye’de hukuk ve kuvvetler ayrılığı konusunda ciddi sorunlar bulunduğunu öne süren Özdağ, yürütmenin yasama ve yargı üzerindeki etkisinin arttığını savundu. Özdağ, “Bugün Türkiye’de hukuk rafa kaldırılmıştır. Bugün Türkiye’de kuvvetler ayrılığı ilkesi artık raftadır. Şu an Türkiye’de kuvvetler ayrılığı ilkesi yoktur” şeklinde konuştu. Meclis çalışmalarında kanunların hazırlanma süreçlerine ilişkin de eleştiriler yönelten Özdağ, “Şu an bu kanunlar milletvekilleri sadece ellerini kaldırıp indiriyorlar. O kanunlar ya Külliye’de, Saray’da hazırlanıyor veyahut da bakanlar tarafından hazırlanıp bürokratlar tarafından Meclise adeta dikte ediliyor veya dayatılıyor” ifadelerini kullandı.

Ekonomi ve geçim sıkıntısına dikkat çekti
Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özdağ, özellikle ücretler ve yaşam maliyetleri üzerinden ekonomik sorunlara dikkat çekti. Türkiye’de gelir dağılımında ciddi bir bozulma yaşandığını savunan Özdağ, “Türkiye’de yüzde 20’lik dilim zengin olurken yüzde 80’lik dilim derece derece her geçen gün fakirleşiyor” dedi. Özdağ, ekonomik sorunların vatandaşların günlük yaşamına doğrudan yansıdığını belirterek, “28 bin lira alan bir adam asgari ücretle nasıl geçinecek?” diye sordu.
Dış politikaya ilişkin eleştiriler
Türkiye’nin dış politikasına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Özdağ, hükümetin farklı dönemlerdeki dış politika söylemleri arasında değişiklikler olduğunu savundu. İran’a yönelik politikalar üzerinden de değerlendirme yapan Özdağ, “Türkiye Amerikan mandası olamaz. Yaptırmayacağız biz bunları” ifadelerini kullandı. Özdağ, Türkiye’nin dış politikasında bağımsızlık ve ulusal çıkarların esas alınması gerektiğini belirtti.
“Muğla özel korunması gereken bir şehir”
Konuşmasının önemli bölümünü Muğla’ya ayıran Özdağ, kentin turizm, tarım, madencilik ve doğal kaynakları açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu söyledi. “Muğla Türkiye’nin gözbebeği” diyen Özdağ, kentin dört mevsim turizm açısından değerlendirilebilecek özelliklere sahip olduğunu ifade etti. Özdağ, Muğla’nın özel olarak korunması gerektiğini belirterek, “Muğla özel korunması gereken bir yer. Buradan valiler ve kaymakamlar, belediye başkanları ve milletvekilleri, iktidar muhalefet demeden hep beraber Muğla’nın kalkınması için çalışmalı” dedi.
“5 aylık turizmi 10 aya çıkarmanın yollarını araştırmalıyız”
Muğla’da turizm sezonunun kısa olmasına dikkat çeken Özdağ, turizmin yıl geneline yayılması gerektiğini söyledi. Özdağ, “Turizm 5 ay Muğla’da. Bu çok az. Burası dünyanın Dubai’sinin üstüne çıkabilir. Böyle bir potansiyele sahip” ifadelerini kullandı. Turizmin daha uzun bir döneme yayılması gerektiğini belirten Özdağ, “Ben bu şehre özel önem verilmesi gerektiğini düşünüyorum. 5 ay olan turizmi 6’ya, 7’ye, 8’e, 9’a, 10’a çıkartmanın yollarını araştırmamız lazım” diye konuştu. Özdağ ayrıca Muğla’nın yalnızca turizm kenti olmadığını, güçlü bir tarım potansiyeline de sahip olduğunu vurguladı.
“Turizm ve tarımı beraber götürmeliyiz”
Tarım sektöründeki girdi maliyetlerinin yükseldiğini belirten Özdağ, mazot, ilaç, gübre ve işçilik maliyetlerinin üreticiyi zorladığını ifade etti. Muğla’nın Dalaman Ovası’ndan Fethiye Ovası’na, Milas Ovası’na kadar önemli tarım alanlarına sahip olduğunu söyleyen Özdağ, “Dünyada bitmeyecek olan tek şey tarım. Bu Dalaman Ovası’ndan başlayarak Fethiye Ovası’na, Fethiye’den Milas Ovası’na kadar zeytinimizden sebzelerimize ve meyvelerimize kadar her şeyin yetiştiği bir yer burası” dedi. Özdağ, Muğla’nın ekonomik geleceğinde turizm ve tarımın birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Turizm ve tarımı beraber götürmemiz” ifadelerini kullandı.
Madencilik ve çevre uyarısı
Muğla’daki madencilik faaliyetlerine de değinen Özdağ, özellikle mermer üretiminden kaynaklanan atıkların yeniden ekonomiye kazandırılabileceğini söyledi. Mermer atıklarının farklı sanayi alanlarında değerlendirilebileceğini belirten Özdağ, çevrenin korunması konusunda denetimlerin artırılması gerektiğini ifade etti. Orman yangınlarının Muğla için önemli bir sorun olduğunu da dile getiren Özdağ, yanan ormanların yerine yapılan ağaçlandırmaların ekolojik açıdan yeterli olmayabileceğini savunarak, “Yangınlar 4 yıldır çok şiddetli bir şekilde devam ediyor bu şehirde. Ama yananlar 10 yıllık, 20 yıllık, 50 yıllık, 100 yıllık ormanlar. Dikilenler 1 yıllık, 2 yıllık, 3 yıllık. O oksijeni sağlamaz. O ekolojik dengeyi sağlamaz” dedi. Özdağ, ormanların korunmasına yönelik daha güçlü tedbirler alınması gerektiğini söyledi.
Termik santraller için “günü dolduğunda kapatılmalı” mesajı
Muğla’nın enerji politikalarına da değinen Özdağ, kömür ve termik santraller konusunda çevre vurgusu yaptı. “Elektriksiz olur mu dünya? Olmaz. Ama yenilenebilir enerjiyle bunu yapabilirsiniz, temiz enerjiyle bunu yapabilirsiniz” diyen Özdağ, “Termik santrallerin günü dolduğunda buralar kapatılmalıdır. Burası kömürle kirletilmemelidir” ifadelerini kullandı.
Fethiye’nin ulaşım ve altyapı sorunlarına dikkat çekti
Fethiye’nin yaz aylarında nüfusunun büyük ölçüde arttığını belirten Özdağ, belediyelerin artan nüfusa göre kaynak alamamasının altyapı ve ulaşım sorunlarını büyüttüğünü söyledi. Özdağ, turizm bölgelerinde merkezi bütçeden ayrılan kaynakların yalnızca sabit nüfusa göre değil, sezon dönemindeki fiili nüfus artışına göre belirlenmesi gerektiğini savundu.
“Fethiye’nin nüfusu diyelim ki 200 bin, 250 bin olsun ama yaz sezonunda buraya 1 milyon kişi geliyor, 1,5 milyon kişi geliyor. Ama gelen para aynı” diyen Özdağ, “Altyapıyı buna göre yap diyor belediye başkanına. Üst yapıyı buna göre yap diyor. Parkı buna göre yap diyor. Ulaşımı nasıl yapsın? O gelen 250 bin kişiye göre gelen parayla 1 milyon 500 bin kişinin ihtiyacını nasıl karşılasın? Bu haksızlık ve adaletsizlik” ifadelerini kullandı.
Bu konuda bir kanun teklifi verdiğini belirten Özdağ, turizm merkezlerinin nüfus ve bütçe planlamalarının sezonluk hareketliliğe göre yapılması gerektiğini ifade etti.
“Fethiye ve Muğla için ulaşım yatırımları şart”
Muğla’nın ulaşım sorunlarına da değinen Özdağ, hızlı tren projesinin yanı sıra karayollarının kapasitesinin artırılması gerektiğini söyledi. “İzmir-Muğla hızlı tren yapılmalıdır” diyen Özdağ, yaz aylarında artan araç yoğunluğu nedeniyle mevcut yolların yetersiz kaldığını savundu. Özdağ, “Buraya 10 milyon araç giriyor yaz sezonunda” ifadeleriyle turizm sezonundaki trafik yoğunluğuna dikkat çekti.
“Muğla’nın bütün dinamikleri birlikte çalışmalı”
Muğla’nın geleceğine ilişkin değerlendirmelerinin sonunda ortak çalışma çağrısı yapan Özdağ, kentin sorunlarının siyasi ayrım gözetilmeden ele alınması gerektiğini söyledi. Özdağ, “Muğla’da bütün herkes; sivil toplum kuruluşları, bürokrasi, devlet kurumları, kamu kurumları ve belediyeler beraber çalışmalı. Buraya yeniden master planları yapılmalı” dedi. Türkiye’de siyasi ve hukuki sistemin yanı sıra seçim ve siyasi partiler mevzuatında da değişiklik yapılması gerektiğini savunan Özdağ, “Türkiye’nin bir siyasi partiler kanununa, seçim kanununa, imar kanununa, siyasi ahlak yasasına, yolsuzluğu ve hırsızlığı önleme yasasına ve aynı zamanda Avrupa Birliği kriterlerinde bir ihale yasasına ihtiyacı var” ifadelerini kullandı. Özdağ konuşmasının sonunda, “Ben Türkiye’nin şeffaf olmasını istiyorum. Denetlenebilir olmasını ve hesap veren bir Türkiye olmasını istiyorum” dedi.
Fethiye’de gerçekleştirilen basın kahvaltısı, Özdağ’ın gazetecilerin sorularını yanıtlamasının ardından sona erdi.