Çalış El Sanatları Sokağı’nda Deriye ve Ahşaba Hayat Veriyorlar
Fethiye Çalış El Sanatları Sokağı’nda deri sanatçısı Yavuz Dirgin ile ahşap oyma ustası Abidin Güngör, el emeği ürünlerini ziyaretçilerle buluşturuyor. İki usta, geleneksel sanatlarını yaşatmak için verdikleri mücadeleyi ve karşılaştıkları zorlukları anlattı.
Damla Akyol
Fethiye Çalış El Sanatları Sokağı’nda stant açan el sanatları ustaları, yıllardır emek verdikleri geleneksel sanatları yaşatmaya çalışıyor. Ankara’dan Fethiye’ye gelen deri sanatçısı Yavuz Dirgin ile ahşap oyma ustası Abidin Güngör, el emeği ürünlerini ziyaretçilerle buluştururken, geleneksel sanatların daha fazla tanınmasını istiyor.
Fethiye Çalış El Sanatları Sokağı, farklı el sanatlarına gönül veren ustaların ürettikleri eserleri sergiledikleri noktalardan biri olmaya devam ediyor. Sokakta stant açan ustalar, kendi elleriyle hazırladıkları ürünleri ziyaretçilerin beğenisine sunarken, yıllardır emek verdikleri sanatlarını da yaşatmaya çalışıyor.
Ankara’dan Fethiye’ye gelen deri sanatçısı Yavuz Dirgin, yaklaşık 3 yıldır Çalış El Sanatları Sokağı’nda stant açtığını belirterek, deri sanatıyla yıllardır ilgilendiğini söyledi.
Dirgin, “İsmim Yavuz Dirgin. Çalış El Sanatları Sokağı'nda şu anda sergi açıyoruz. Yaklaşık 3 yıldır açıyorum. Ankara'dan geldim. Benim el sanatım vardı, yani deri el sanatı üzerine çalışıyorum. Yıllardır bu sanatı yaşatmaya, yani yemin ettim de diyebilirim.” dedi.
Deriye kazıma yöntemiyle desen işliyor

Ürünlerinin başında cüzdanların geldiğini anlatan Dirgin, kullandığı derinin ve uyguladığı tekniğin özelliklerini anlattı.
Dirgin, “İlk başta cüzdan ile başladım, cüzdanlardır. Şimdi yapılışını anlatabilirim. Mesela şöyle bir cüzdan düşünün, deri, kösele deri, şu renktir. Bu rengi kesiyorum, sonra desen atıyoruz. Köseleye kazıma usulü yapıyorum. Eski bir sanat tarzıyla yapıyorum, yeni sanat tarzı değil, eski bir sanat tarzı.” ifadelerini kullandı.
Kösele derinin farklı kalınlıklarda farklı ürünlerde kullanıldığını belirten Dirgin, şöyle devam etti:
“Ayrıca derisi kösele, bildiğiniz ayakkabı köselesinin incesi. Yani şöyle anlatayım; davul derisini düşünün, davul derisi en ince deridir, köseledir. Onun bir kalını ile cüzdan yapılır, onun bir kalını ile çanta yapılır, daha kalını ile kemer, en kalını ile ayakkabı köselesi, tabanı yani.
Şimdi tabii ayakkabılar plastik yapıldığı için sonuçta yani bu sanat, bizim bir cüzdan, işte efendim anahtarlık, çanta, bu tarzda gidiyor.”
“Bu deri sanatı herkese hitap etmiyor”

Deri ürünlerine yönelik talebin belirli bir müşteri kitlesinden geldiğini söyleyen Dirgin, insanların ürünleri gördüklerinde nasıl yapıldığını merak ettiğini ifade etti.
“Valla talep, şimdi bakın bu deri sanatı herkese hitap etmiyor. Özel müşterisi var, o müşteri gelirse bayılıyor. Yani onu söyleyeyim, o müşteri gelirse bayılıyor. Ama diğerleri bakıyor, ‘Bu nedir?’, ‘Deri midir?’, inanamıyor. ‘Nasıl yaptınız?’, ‘Nasıl ettiniz?’, ‘Bu desenleri nasıl attınız?’ diyorlar.” diyen Dirgin, geleneksel sanatların tanıtılmasının önemine dikkat çekti.
Dirgin, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Tabii ikna etmek çok zor. O nedenle biraz zorlanıyoruz çünkü bilmiyor vatandaşlar, bilmediği için. Ama işte görmeleri gerekiyor, onun için de bu standın burada olması gerekiyor. Onu söyleyeyim. Geldiğiniz için teşekkür ederim. Yani bu sanatı yaşatmak benim ilk baştaki görevim bu, sanatı yaşatmak.”
Ahşap oyma sanatında ustalık belgesini aldı
Çalış El Sanatları Sokağı’nda stant açan bir diğer usta ise Abidin Güngör. Yedi yıldır ahşap oyma sanatıyla uğraştığını belirten Güngör, bu yıl ustalık ve usta öğreticilik belgelerini aldığını söyledi.
Güngör, “Merhaba, ben Abidin Güngör. 7 yıldır ahşap oyma sanatıyla uğraşıyorum. Bu sene ustalık belgesini ve usta öğreticilik belgesini aldım. Yani işi resmileştirdik. Çalış El Sanatları Sokağı'nda kendi yaptığımız el emeği ürünlerimizi satıyoruz. Özellikle ahşap oyma objeler; kolye, saç tokası, saç tarağı, takılar, biblolar ya da tablolar...” dedi.
“Geçen seneye nazaran bu sene hareketlilik yok gibi”

Ahşap oyma ürünlerine yönelik talebin geçen yıla göre azaldığını belirten Güngör, “Talep... Geçen seneye nazaran bu sene çok hastalık var. Hareketlilik yok gibi geliyor. Bir de yurt dışı harçları çok fazla. İster istemez onlar da etkiledi. Mülteciler de etkiledi. Onlar da gelmeyince...” ifadelerini kullandı.
Ahşap oyma işlemi nasıl yapılıyor?
Güngör, ahşap oyma sanatında kullandığı yöntemleri de anlattı. Özellikle tarak yapımında şimşir ağacının tercih edildiğini belirten Güngör, farklı ağaç türlerini de kullandığını söyledi.
“Oyma süreci... Yapacağımız işi, mesela bu yaptığım tarak şimşir ağacından. Genelde tarakta şimşir ağacı kullanılır. Ama ben her türlü ağaçtan kullanıyorum. İşte taslağı çiziyorsunuz, desenini çiziyorsunuz. Daha sonra oyma bıçaklarımız var mesela. Şuradan göstereyim. Oyma bıçakları...” diyen Güngör, kullandığı özel bıçakları da tanıttı.
Güngör, el oyma tekniğinin kendine özgü bıçaklarla yapıldığını belirterek, süreci şöyle anlattı:
“Bunlar el oyması bıçaklarıdır. El oyma tekniği farklıdır, normal oyma tekniği farklıdır. El oymasında bu bıçaklar kullanılıyor. Bunların da detay bıçakları var. Oymada özel atölye lazım, masa lazım, işkenceler lazım... Ama el oymasını her tarafta yapabilirsiniz. Yani plajda otururken de yaparsınız, evin balkonunda otururken de yaparsınız. Yani deseni çizdikten sonra bıçaklarla oyma işlemini yapıyoruz. Oyma bittikten sonra zımparası, zımparadan sonra yağlama işlemi... Daha sonra satışa sunuyoruz.”
Çalış El Sanatları Sokağı’nda stant açan ustalar, el emeği ürünlerini ziyaretçilerle buluştururken, deri ve ahşap oyma gibi geleneksel el sanatlarını üretmeye ve tanıtmaya devam ediyor.