Ömer bin Hattâb -radıyallâhu anh- şöyle anlatır:

“Hayber Gazvesi günü idi. Nebî -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in ashâbından bir grup geldi ve:

«–Falanca şehîd, falanca da şehîd!» dediler. Sonra bir adamın yanından geçerken:

«–Falanca kimse de şehîd olmuş!» dediler.

Efendimiz -aleyhissalâtü vesselâm-:

«–Hayır! Ben onu, ganîmet mallarından haksız yere aldığı bir hırka içinde cehennemde gördüm.» buyurdu.”
(Müslim, Îman, 182)

GÜNAHA KEFARET OLAN MAKAM;

En yüce makamlardan biri olan şehîtlik, kişinin birçok günâhına keffâret olduğu hâlde, âmmenin malına hıyâneti ve kul hakkını ortadan kaldıramamaktadır. Bu sebeple Peygamber Efendimiz, şehît olduğu haber verilen bu sahâbînin, ganîmet malları henüz paylaşılmadan onlardan aldığı bir hırkadan dolayı, cehennemde yandığını bildirmiş, âmme malına ihânetin ve kul hakkının affedilmeyeceğini ümmetine öğretmiştir.

CEHENNEME DÜŞEN SAHABİ;

Peygamber Efendimiz’in hizmetini gören Mid’am adında zenci bir köle vardı. Onu Rifâa bin Zeyd hediye etmişti. Efendimiz’in yükünü indirdiği sırada, nereden geldiği belli olmayan bir ok isâbet edip ölümüne sebep oldu. Müslümanlar:

“–Ey Mid’am! Cennet sana mübârek olsun! Ya Rasûlallâh, hizmetçine şehîtlik mübârek olsun!” diyerek gıpta ve tahassürlerini ifâde ettiklerinde Allâh Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:

“–Hayır! Öyle değildir. Varlığım kudret elinde bulunan Allâh’a yemin ederim ki, Hayber günü ganîmet malları paylaşılmadan önce aldığı bir kilim, şu anda onun üzerinde alev alev yanmaktadır!” buyurdu.
Bunu işiten Müslümanlar çok korktular. Bir adam Rasûl-i Ekrem Efendimiz’e bir veya iki ayakkabı bağı getirdi:

“–Yâ Rasûlallâh! Ben de ganîmet malları bölüşülmeden ayakkabılarım için bu bağları almıştım.” dedi.

Peygamber Efendimiz:

“–Sana da cehennem ateşinden bir veya iki bağ (yâni bunlardan dolayı azap) var.” buyurdu
(Buhârî, Eymân, 33; Müslim, Îman, 183
Yarabbi!
Bizleri Hakkın her türlüsünden, özellikle Kul hukukundan muhafaza eyle Allahım…
Allah’a emanet olun