Av. Ahmet Beserek
MÜSTEHCENLİK VE HAYASIZLIK ÜZERİNDEN
TCK 225 maddesinde, “Alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” TCK madde 226 / 2 de . “ Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık eden kişi altı aydan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” diyor.
Ejder Yılmaz’ın Hukuk Sözlüğü’ nde ; “Haya: utanma, sıkılma, edeb, namus diye geçiyor. Yine, “hayasız” kelimesi de ; ahlaka aykırı , edepsiz, terbiyesiz” diye tanımlanmış. “Müstehcen” kelimesinin de; “açık, saçık; edepsizce” şeklinde anlamları verilmiş.
Şimdi , mesele nedir dediğimizde, kadın veya erkeğin, sokaklarda , çarşıda pazarda ve kalabalık içinde, çırçıplak, mayo ve sütyenle, kısa şortla , göbek açık, bacaklar açık, sırt açık şekilde, vücudunu büyük bir bölümü açık şekilde dolaşması ve gezmesinde yatıyor.
İslam Ansiklopedisinde : “ Fıkıh terimi olarak “avret”, insan vücudunda görünmesi ve gösterilmesi günah sayılan, namazda ve namaz dışında örtülmesi farz ve başkalarınca bakılması ( ve gösterilmesi) haram olan yerlerdir.”
“Erkeğin avret yeri, Hanefî, Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelîler’in oluşturduğu cumhur-u fukahâya göre, göbekle diz kapağı arasıdır. Ancak Hanefîler diz kapağının da avret yerine dahil olduğunu ve bunun ihtiyat ve takvâya daha uygun olacağını kabul ederler.”
“Kadının örtmesi gereken yerleri Hanefî, Mâlikî ve Şâfiîler’le Hanbelîler’deki hâkim görüşe göre elleriyle yüzü dışındaki bütün vücududur. Hanbelî mezhebindeki diğer görüşe göre el avret sayılırken Hanefî mezhebindeki bir görüşe göre ayak da örtülmesi gereken yerlerin dışında tutulmuştur.”
Yine İslam’a göre, kadın ve erkeğin vücut hatlarını göstermeyecek şekilde bir elbise giymesi tavsiye edilmiştir. Kadın, tam örtünse de, vücut hatalarını açıkça ortaya koymayacak şekilde giyinmelidir.
Türk Ceza Kanununda müstehcenliğin tarifi yok, avret yeri hakkında tanım yok; Yine Laiklikte, kadın ve erkeğin vücudunu örtmesi konusunda bir tanım ve ölçüsü yok. Atatürk İlkeleri içinde de böyle tanım ve ölçü yok. Bir kadının veya erkeğin vücudunu örtmesi veya açması yönünden bir standardı yok. O zaman, bu çıplaklığı neye göre belirleyeceğiz dediğimizde; karşımıza Türk Medeni Kanunu 1. Maddesi çıkıyor ve şöyle diyor: “ Kanunda uygulanabilir bir hüküm yoksa, hakim, örf ve adet hukukuna göre, bu da yoksa kendisi kanun koyucu olsaydı, nasıl bir kural koyacak idiyse, ona göre karar verir”
Şimdi önümüzdeki sosyal hayatta, bazı kadın ve erkeklerin dinimize veya gelenek ve göreneklerimize göre aykırı ve ölçüsüz giyindikleri, adeta soyundukları bir hale geldik. Bu durumdan, edep sahibi kadın ve erkeklerin rahatsız olduğu ortamda, TCK maddelerini işletecek ve cezalandıracak bir adım atılması gerekiyor. Sokak ortasında, kimse açıkça işeyemeyeceği ve tuvaletini de yapamayacağı gibi; , fuhuş da yapmaması gerekiyor.
Eğer bu insan , kendisinin Allah tarafından yaratılmış olduğunu kabul ediyorsa ; bir “insan”dır. Yoksa kendisinin, hayvandan evrimleşme sonucu türemiş bir “hayvan” olduğuna inanıyorsa; örtünmeyecek ve çırıl çıplak olarak dolaşabilecektir. Kendisini bir “insan” olarak kabul ediyor ve görüyorsa; Yaratıcı Allah ‘ın örtünme emirlerine uyacak ; edep, haya, utanma , haysiyet ve namus duygularına sahip olacak ve O’na itaat edecektir. Çünkü hayvanlara giyinme ve örtünme mecburiyeti getirilmemiştir. Çünkü, elbise, insanların, hayvan olmadığını gösteren bir üniformasıdır.