Fethiye TV - Fethiye Haberleri
SON DAKİKA
3 Dk Okuma
27 Ekim 2026 14:24 19 Okunma Güncelleme: 27.10.2026

SÖMÜRGE HALKI OLMAYI İDRAK ETMENİN VERDİĞİ HUZUR

Bu dünyada çaresi olmayan hiçbir hastalık veya çözülemeyecek hiçbir sosyal veya iktisadi problemin olmadığına dair inancımdan dolayı, karşılaştığım hastalık veya problemlerde , devletin, belediyenin, kurumların , neden bu işi süratle halletmediğini b

      Bu dünyada çaresi olmayan  hiçbir hastalık veya çözülemeyecek hiçbir sosyal  veya iktisadi  problemin olmadığına dair inancımdan dolayı, karşılaştığım hastalık veya  problemlerde ,  devletin,  belediyenin, kurumların ,   neden  bu işi  süratle halletmediğini bir türlü aklım almıyordu.  Sanki, çok şeyi ben biliyormuşum da,  işi  ve sistemi yürütenler bilmiyormuş gibi yanlış düşüncelerle,  yanlış  kanaatler edinmişim.  Bunu,  benim basiretsizliğime, anlayışsızlığıma, acemiliğime verin. 
     Artık  şimdi,  olaylara ve problemlere  ve dertlere  bir başak gözle bakmaya başladım. Eğer,  siz de,  benim  gibi  bakabilirseniz;  sistemin  bozukluğundan geçinenlere ve bu sistemi  kendilerine gelir  tayin edenlere hiç kızmayacak ve öfkelenmeyeceksiniz. Atık,  psikolojik krizlere girmeyecek, bilakis onlara  şükran duyacaksınız ve ülkeye ve halka  ne kadar şefkatli olduklarını,  merhametli  olduklarını  anlayacaksınız. 
      Mesela sömürge ülkelerinde, bu ülkelere, “gelişmekte olan ülkeler” diye de adlandırıyorlar- şahıslar arası  hukuki  ihtilaf  davalarının  en aza  30-40 yıl sürmesi ve sürüncemede  kalması, bu ülkelerde “adalet” dediğimiz şeye, halkın güvenin sarsılması için   genel-geçer  kabul edilmiş  bir   kuraldır. Tabii ki, bazen yanlışlıkla bu davalar içinde   üç beş yılda da bitebilir. Fakat bu sistemi bozacak bir orantıda değildir.  Bu sitemde , sistemi yürüten meslek grupları ve bürokrasi  tarafından özellikle tasarlanmıştır. Ancak,  bunu  benim  gibi idrak edemeyenler,  sanki bir  problemi ve meseleyi  keşfetmiş de, ona çözüm yolunu bildiğini  ortaya sürerek bazı görüşler  ileri  sürebilirler, bunu “toyluğumuza”  verin . 
    Yine sömürge ülkelerindeki halklarda, asıl mesele birisinin  bir anda hiç çalışmadan ve üretmeden  zengin olmasıdır. Bunun  için  gerekli kanunlar çıkartılmıştır.  Halk  olarak , siz fakirlik  içindeyseniz ;  başkasına verilen  bu fırsatın,  “ ileride  bize de gelecek”  diye  umutla beklersiniz.  Oysa bu,   sömürge halklarına uygulanan sistematik    bir metottur.  
      Sömürge halklarında ,  bu dünyada  hiç  bir başarı  kazanamayanlara,  kazanma coşkusunu  kazandırmak için ; kendi acı hallerini  idrak edip  de , kendisine  üzülmeyenlerin üzülmesi için , bu kişiler, kendilerini aslında hiç ilgilendirmeyen takımlara  taraftar yapılarak , takımların  başarısı ile coşarlar,  yenilgisiyle üzülürler. Halk ve bilhassa  gençler ,  buna özellikle teşvik edilir. Yeteri kadar şartlandırma,  heyecanlandırma “haber” maskesi altında yapılır. Devlet ve  devletin kullandığı  kurullar, odalar ve federasyonlar  tarafından,  hayata yeni başlayan gençleri, birer asalak ve parazit hale getirmek için , takım tutmaya ve futbol seyirciliğine yönlendirilir. Böylece hem kişilerin,  hem de toplumun gazı alınır. Bir başkasının başarısı ile başarısız kişilere , “gerçek başarı”  tattırılır. 
       Yine böylesine bir sömürge halkında,  karakterini  kaybetmiş, ahlakını ve insanlığını  kaybetmiş  kişilerin,  ahlaksız ve vicdansız  halleri , ensest ilişkileri, gayrı meşru  hayatları , “haber programı”  altında toplum  dejenere  edilir ve kültürsüz  asalak  seyircinin  ilgisi çekiyorsa   müdahale edilmez.  Aile dediğimiz varlık  göz göre göre  tahrip edilir. Mesela ,  “20 yıldan beri  görmediği kardeşini ,  oğlunu görüyor”  diye bir takım  meymenetsiz  kişiler , bu  topluma bir kahraman gibi  gösterilir. Toplumda yasak aşk cinayeti  ve zulmü, bu  haber programlar sayesinde   yayıldıkça yayılır. Zaten  kitap okumaktan uzaklaşmış kişiler de , sanki yeni  bir şey öğreniyormuş gibi bu  bozulmalara  dört elle sarılırlar. Karı -  koca kavgaları ,  boşama  malzemeleri   yayıldıkça yayılır. Madem ki,  geri kamış bu toplum ve kişiler ,  bundan  zevk alıyorsa – ki alıyor-  artık   yönetim tarafından ,  bu toplumu böylece   hipnozite ettiği  için mükafatlandırılır.. 
   Artık bu  sömürge sistemi  öyle bir hale geldi ki ; yolsuzluğu , rüşveti,  irtikabı  açıkça  savunmak  için  siyasi  parti bile kuruldu. Şimdiden iktidarın en büyük alternatifi olarak gösteriliyor ve  yüzbinlerce kişiler tarafından  alkışlanıyor. Yapılan anketlerde ikinci sırayı alıyormuş!  Bu bozuk ve sahte sömürge sistemi, şimdi   kendi  çocuğunu doğurdu. .  
     Merhum Şehit Adnan Menderes ,  idam edilmeden önceki  son sözü  şöyle : “Efendilerinize  teşekkür ediyorum, benim  milletime  10 yıl hizmet etmeme  müsaade ettikleri  için, yoksa hiç müsaade etmeyebilirlerdi.”  Yine Büyük ilim adamlarımızdan Prof. Dr. Oktay  Sinanoğlu  diyor ki : “Türkiye 1923 te İngiliz  sömürgesine geçit;   1947 de Amerikan  sömürgesine geçti.” 
      Şimdi ben yaşadığımız sistematik olumsuzluklara ve problemlere, daha beterini yapabilecekler  iken  yapmadıkları için, ne kadar huzur duyuyorum ve böylece halimize şükrediyorum; minnet  duyuyorum.