Fethiye TV - Fethiye Haberleri
SON DAKİKA
3 Dk Okuma
09 Ekim 2026 13:41 117 Okunma Güncelleme: 09.10.2026

KOLAY PARA VE FON YOLSUZLUĞU

İnsan çalışarak kazanır ve yediği en hayırlı nimet, alın teriyle kazandığıdır. Böyle bir düşünce , İslam’ a ve Peygamberimize dayanır. Ama biz laik bir rejimde yaşıyoruz. Öyleyse onun tam tersini yapmalıyız fikri galip gelmiştir. Şimdi onun meyveleri

       İnsan çalışarak kazanır ve  yediği en hayırlı   nimet, alın  teriyle kazandığıdır. Böyle bir düşünce , İslam’ a ve Peygamberimize dayanır. Ama biz laik bir rejimde yaşıyoruz. Öyleyse onun  tam tersini  yapmalıyız fikri  galip gelmiştir. Şimdi onun meyvelerini topluyoruz.     
     Para icat edilmeden önce ,  insanlar ellerindeki yetiştirdiği ürünleri  takas ederek hayatlarını sürdürürlermiş.  Bu, karşılıklı  alış verişin ve  ticaretin ve kazanmanın  en namuslu, hasiyetli   ve dürüst  yönüydü. Ben size, ihtiyacınız olan  bir mal veriyorum;  siz de bana  ihtiyacım  olan  başka bir malı veriyorsunuz.  Sonra insanoğlu, mal değerine karşılık parayı icat etti. İlk paralar altın ve  gümüş ve bakır idi. Malın  değeri kadar  metal para alıyorsunuz veya veriyorsunuz. 
      Ticaret ve insanoğlu,  yolsuzlukta geliştikçe ve ilerledikçe;  metal  para yerine ,  kağıt parayı icat etti.  Daha sonra,  para yerine senet ve çeki icat etti. Aslında dünyada çek,  para yerine geçer;  ama bizde yasa koyucu, çek’ i bir para  karşılığı  değil de,  bir aldatma vasıtası olsun  ve bankalar  çek yaprağından gelir getirsin diye, 3167 saylı Çek Kanununu  ihdas etti.  Bankalara çeki ödeme  yükümlülüğü getirmedi. Ödenmeyen çek için, karşılıksız çek  kesme suçunu  ihdas etti. Daha  sonra da, yasa koyucu,  karşılıksız çek  kesmedeki   hapis cezalarını kaldırdı  ve  çek  kesmek  tam bir dolandırıcılık  aracı yapıldı. 
     Daha sonra ne oldu ?. Ticari şirketlerin ,  mal varlığı  karşılığı , şirket hisselerinin  satışı ve alışı için borsa kuruldu. Yine reel para yerine,  dijital para, sanal para olarak “bitcoin”  gibi ,sadece bilgisayarda görülen, ama gerçekte hiç olmayan, ticari mal  karşılığı kullanılmayan elektronik paralar  icat edildi. Bu sayede bizim ülkemizden,  bu yabancı sanal paralara ne kadar sermayemiz gitti bilmiyoruz; ya da ben bilmiyorum. Artık,  bazı kişiler, hiç  çalışmadan , terlemeden, elektronik  ortamda  hisse alıyor ve satıyor  ve kazanıyor ve  kaybediyorlar.   Kanunlar ve sistemler,   ne kadar iyi olursa olsun,  onu kötüye kullananların elinden  müthiş bir kötülük  aracı olması  artık kaçınılmazdı. 
         Zaten bizim devletimiz de, bu şekilde haksız ve kolay  kazanç yollarını,  Milli  Piyango , Spor Toto ve  Spor Loto üzerinden  halkı teşvik etmiyor mu ? . Piyangodan beş milyon kişiye bilet satıp , onu  birkaç bin kişiye  dağıtmıyor mu ?  Bankalar faizcilere , yatırdıkları para karşılığı  yüzde 40-45  çalışmadan para vermiyor mu ?  
      Şimdi yolsuzluk , rüşvet ve irtikabın  kaynağı olarak 3194 sayılı  İmar Kanunuyla hiç çalışmadan ve üretmeden bazı kişiler, hiç yoktan  zengin edilmiyor mu ? Bazı belediye başkanları “çok akıllı”  oldukları için , 1 / 100.000 ölçekli  imar planlarına  göre , imar uygulaması  geçecek  yerlerdeki   tarım arazilerini üç beş kuruşa toplamıyor mu ?  
         İmar uygulaması ile bir anda zengin olunan bir ülkede yaşıyoruz. Şimdi  siyasetçi veya  borsacının, kulüplerin idarecisinin ,  maç başı futbol şikesi gibi, belediyede  rüşvet ve haraç  karşılığı  ruhsat verilmesi  veya  müteahhitlerden alacaklarını , hak edişlerini  alabilmek için irtikap yoluyla  para  toplanması gibi yolsuzlukları , önceki CHP  yönetimi ve şimdiki Yeni Parti liderinin  açıkça  savunduğunu  görüyoruz.  Ama Ak Parti , MHP ve Cumhur ittifakı ,  bu fon yolsuzluğun sahip  çıkıp da , “benim  üyem  böyle bir şeyi yapmaz” demedi.  Şu anda , eski bakan ve milletvekili linç ediliyor. Aynı linç kültürünü eski CHP’  lilerde  ve  Yeni Partide göremiyoruz. 
       Devletimiz tarafından kolay para ve haksız kazanç  yollarından olan Milli Piyango, Spor Toto ve Spor Loto gibi ,  faiz gibi,  imar düzenlemesi ve uygulaması gibi, sabit plaka  uygulaması gibi, ruhsatlarla  ayrıcalık tanınması gibi  haksız ve kolay  kazanç yolları yasal olarak kabul  edildiğinden , böyle bir sistemde, bu yolsuzlukların ardı arkası kesilmeyecektir. . Dolandırıcılara, hırsızlara, mürtekiplere, rüşvetçilere hayat hakkı tanıyan bir hukuk  sisteminde yaşadığımızı artık anlayalım. Eğer bu kötülüklerin ve kötülerin bitmesini istiyorsak;  önce  “haram” ve “helal”  kavramlarını, istemesek de Anayasa’ da kabul etmek zorundayız.  Allah ‘ın kanunlarına aykırı şekilde, başımıza zorla geçilen bu sistemden kurtulmadıkça,  kolay para ve haram kazanç yolunu kapatmayız.