“NAMAZI GECİKTİREN GENÇ!...
Manifaturacılık - kumaş satıcılığı yapan bir genç vardı.
İşlerinin çokluğunu - yoğunluğunu bahane ederek, namazlarını kılardı ve fakat hep son vaktine bırakırdı.
Dükkânın yakınındaki camide, vaktin çıkmasına az zaman kala namazlarını yetiştirirdi.
Bir gece, kan ter içinde kalmıştı.
Rüyasında ölmüş, hesap için mizan - terazi başına getirmişlerdi.
“İbadetlerimi yaptım, haram işlemedim, hesabım kolay geçer” diye ümit ediyordu.
Melekler onun amel defterinde önce imanı ve doğru itikadı aradılar, hemen önlerine geldi.
Sonra namaza sıra geldi; fakat aradılar, bir türlü bulamadılar.
*- Ben hiçbir namazımı kazaya bırakmadım, mutlaka bulmanız lazım,diye feryat ediyordu.*
Nihayet melekler,
- Kusura bakma, sana ait bir tek namaz bulamadık.
Şimdi seni cehenneme atacağız, diyerek yüksek bir dağa çıkardılar.
Genç çırpınarak,
- Hayır, bunda bir yanlışlık var, ben hiç namazlarımı bırakmadım, dediyse de dinlemediler, dağın tepesinden, aşağıda olan cehenneme fırlattılar.
O’ şiddetli korkuyla, dizlerinin bağı çözüldü, birden karşısına nur
yüzlü bir zat çıktı, düşerken havada yakalayıp,
*-Ben senin kıldığın namazlarım, dedi.*
Genç heyecanla,
- Ben çok perişandım, az sonra cehenneme düşecektim, niye bu kadar geç kaldın? diye sordu.
O da,
*- Sen de beni hep son vakte bırakırdın geciktirirdin, dedi.*
Genç o günden sonra vakti girer girmez geciktirmeden namazlarını cemaatle ilk vaktinde kılmaya başladı”
•••••••••••••••••
Kıssa gibi görünür de alınacak BÜYÜK BİR HİSSE vardır.
Rabbim bu inceliği anlayıp uygulayabilmeyi hepimize lütfeylesin.
Amin
Vesselam