Fethiye TV
SON DAKİKA
4 Dk Okuma
15 Eylül 2026 14:10 33 Okunma Güncelleme: 15.09.2026

ÖMÜR BOYU GARANTİLİ MEMURLUK SİSTEMİ

Devlet memurluğu neden garanti bir meslektir? Bir defa girdin mi, artık ömür boyu garantidesin. İster çalış, ister çalışma. Yıllar önce 1980’de öğretmenliğe başladığımda, bir öğretmen meslektaş, öğrencilere , dersini öğretmiyor ve şöyle diyordu: Ben

         Devlet memurluğu neden garanti  bir meslektir?  Bir defa  girdin mi,   artık ömür boyu garantidesin. İster çalış, ister çalışma. Yıllar önce 1980’de öğretmenliğe başladığımda, bir öğretmen  meslektaş,  öğrencilere ,  dersini öğretmiyor ve şöyle diyordu:  Ben bu öğrencilere dersini  öğretmeme gerek  yok. İsteyen gider başka yerden , başka  öğretmenlerden  öğrenir. Ders yerine , çocuklara şiirler  okuyor;  hayat hikayesini  anlatıyordu. Ve şöyle diyordu:  “Ben bu meslekten atılıncaya kadar öğrencilere bir şey öğretmeyeceğim.”  Öyle zannediyorum  ki,  bu kişi  öğretmenlikten  emekli olmuştur.  Sonra  başka  bir okulda,  hem müdür yardımcısı  hem de edebiyat öğretmeni tanıdığım,  bana dedi ki, “sen ne yapıyorsun?”  Ben dedim ki , “öğrencilere  vereceğim dersi çalıyorum”  O da dedi ki: “Niye çalışıyorsun ki, bu çocuklar  zaten cahil, bir şey bilmezler;  çalışman ve öğretmen gerekmez.”  Sonra Üniversiteye  geçtim, orada bir meslektaşım, dedi ki:  “ Ahmet  Bey, uyanık olacaksın, derse beş dakika gecikmek, senin akademik gecikme hakkındır; çift dersi blok yap, on  dakika  erken çık ve  öğrencilere asla bir  şey öğretmeye kalkma;  öğretirsen ve karşılığını  öğrenciden istersen,  problem çıkar ve başın derde girer.”  dedi. Şimdi ise ,  memuriyette  65 yaşını dolduran veya  emekliliği  hak edenler,  maaşım eksilmesin diye hiç bir iş yapmadan mesai yapıyor  ve  emekli olmuyor;  bir kısmı da, “bu maaşa benden  bu kadar” deyip, çalışmadan veya  az çalışarak memuriyetini  sürdürüyor. Ama bunu,  hükümet veya devlet veya  siyasi partiler görmek istemiyor ve başını başka  tarafa çeviriyorlar. 
     Şimdi de önümdeki çalışan memurlara bakıyorum.  Bir kısmı çok çalışıyor, bir kısmı çalışmamak için her fırsatı kullanıyor; bir kısmı yapacağı işi bilmiyor; yeteneksiz,  işini mesai arkadaşlarına yük ediyor.  Çünkü bu sistemde, bir defa  memur ve kadro aldın mı,    artık  hayat boyu garantidesin.  Nasıl olsa, çok çalıştığında maaşın yükselmiyor;  az çalıştığında veya  hiç çalışmadığında   azalmıyor ve eksilmiyor.  
      İşte ülkenin en büyük dertlerinden ve problemlerinden birisi,  bu ömür boyu garanti devlet memurluğudur. Bir defa kadroya atanman yeterli. Artık, bu memurun  bütün ailesi  sağlık garantisinde,  emekliliği garanti, öldükten sonra eşi ve boşanmışsa  kızı da  ömür boyu garantide bulunuyor. 
     Şimdi bu  bozuk ve adaletsiz yapıyı,  siyasilerimiz görmüyor mu,  görüyorlar;  bilmiyorlar mı ,  biliyorlar. Eğer bu konuda  bu  memurluk  sistemi hakkında  bir söz ve fikir beyan etseler, gelecek seçimi kazanamayacaklarını, oylarını azaltacaklarını  düşünerek susuyorlar veya görmezden geliyorlar. 
     Şimdi, bu toplumda bakalım;  kimlerin yarını ve gelecek ayı ve gelirleri garantide yatıyor. Çiftçilerin bir garantisi yok, üretirse kazanacak;   esnafın garantisi yok, işini güzel ve iyi yapar da,  müşteriyi  memnun  ederse kazanacak;   tüccarın garantisi yok, her yıl kendini yenilerse  ve yeni ürünler piyasaya  sunarsa kazanacak. Bu ekonomik sistemde, kimlerin geleceği ve gelirleri  garantide dediğimiz  zaman;  bir faizcilerin  gelirleri garantide,  diğeri  rantçıların gelirleri garantide ; bir de devlet memurlarının  gelirleri garantide.  Sizce bu işte bir  terslik  yok mu, bir kısmı risk altında  yaşarken ,  bir kısmı da  garantilemiş  hayatını. 
         Peki böyle bir bozuk bir sistem  nereye kadar gider?  Bu devlet yıkılıncaya kadar gider.   Bu ekonomik bozukluğa çare  olmayı veya  bu konuda fikir ve proje üretmek istediğimiz de karşımıza kimlerin çıkması  gerekiyor?  Elbette siyasiler  partilerin  çıkması gerekiyor.   Onlar da, bu türdeki gerçekleri dile getirmekten  çekiniyorlar veya umurlarında değil. . Belki de, “acaba oy kaybımız olur mu” diye, olaya bakıyorlardır.  
        Olması gereken şudur: Ömür boyu devlet memurluğu sistemi kaldırılmalı ve  süreli  sözleşmeli devlet memurluğu sistemi  getirilmelidir. Çalışmak istemeyenler ve işini bilmeyen  yeteneksizler, derhal devlet memurluğundan atılmalıdır. Sabit  maaş  değil , yapılan iş yüküne göre ve gösterilen performansa  göre maaş  verilmelidir.   Eğer  bir memur iş yapmıyor veya işini bilmiyorsa, işine son verilmesi gerekmez mi ?  Seçimle gelen Cumhurbaşkanı ve bakanlar hariç, bütün devlet memurluğunun  3 yıl sözleşmeli  olduğunu ve  işindeki  beceriye ve  performansına göre sözleşmenin  üç yıl daha uzayacağı bir yapıyı  göz önüne getirin. Bu ülkede neler olmaz ki !  İşte bunu kimler istemez; bütün beceriksizler  ve çalışmadan  kazananlar  istemezler. 
          Rant ekonomisinin  kaynakları kurutulmalı,  faiz ekonomisi ortadan kaldırılmalı, çalışmadan kazanmanın yolları kapatılmalı ve bütün vatandaşlar  aynı kazanma ve kaybetme  şartlarına sahip olmalı ve ömür boyu devlet memurluğu, süreli sözleşmeli devlet memurluğuna dönüştürülmelidir.  Hiçbir devlet memuru,  “benden  bu kadar maaşa,  bu kadar iş yaparım”   diyememelidir.