Fethiye TV - Fethiye Haberleri
SON DAKİKA
3 Dk Okuma
18 Eylül 2026 14:35 102 Okunma Güncelleme: 18.09.2026

TÜRK BÜROKRASİSİNİN ÇAĞLARI AŞAN ÜSTÜNLÜĞÜ

Gençler hayalle, yaşlılar hatıra ile yaşarmış. 1980 li yıllarda, şahit olduğum bir olayda; KTÜ orman fakültesinde bir öğretim üyesi ağabeyim vardı. Kendisiyle ara sıra sohbeti ederdik. Her yıl Eylül ayında, rektörlük lojmanları dağıtır. O yıl , lojma

   Gençler hayalle, yaşlılar hatıra ile yaşarmış. 1980 li yıllarda, şahit olduğum bir olayda; KTÜ orman fakültesinde bir öğretim üyesi ağabeyim vardı. Kendisiyle  ara sıra  sohbeti ederdik. Her yıl Eylül ayında, rektörlük lojmanları dağıtır. O yıl , lojman sırası gelenlere  lojmanı verilirdi. Nedim Saraçoğlu  ağabeyime Eylül  ayında lojman çıkmamış;  bunu ,  annesi de, teyze kızı Ayfer Sungurlu’ ya söylüyor.  Ayfer Sungurlu da, Adalet Bakanı Mahmut Oltan Sungurlu’ ya söylüyor. Adalet Bakanı da KTÜ  Rektörünü arıyor  ve “bizim yeğene  bir lojman çıkmamış”. diyor. Rektör diyor ki : “Sayın Bakanım,  ne demek çıkmamış;  böyle bir şey olamaz; siz lojmanı çıkmış  kabul edin”  diyor. Ve hemen  Şubat ayının sonunda , rektör  sekreteri  arıyor ve “ Nedim Bey , hayırlı olsun, sana  lojman çıktı”  diyor. Artık  Eylül  ayına kadar beklemek  yok. Nedim  Ağabey gidiyor, lojmanın  anahtarını alıyor ve lojmana yerleşiyor. İşte böyle bir olay,  artık Türk bürokrasisinin, çağları  aşan bir zaferidir. Ne yapıyorsun; bir kimseye alması gereken bir hakkı vermiyorsunuz ;  hakkını alamayan  ne yapacak? Elbette  ya bir siyasetçi, ya da daha üst  bir makamda bulunanı bulacak. Böylece, akıllı bir bürokrat, vatandaşa hakkını vermez ve yapması gerekeni de yapmaz. Vatandaş da sıkışınca,  bir üst yetkiliye ya da siyasetçiye ulaşacaktır. 
    . Böylece,  bürokrasi,  yapması gerekeni yaparken veya  vatandaşa hakkını verirken , kendisine ya üst makamdaki  yetkiliyi  gebe bırakıyor; ya da siyasetçiyi  gebe bırakıyor. Böyle bir bürokrat,  hem üst makamdakinin işine geliyor, hem de siyasetçinin işine geliyor. Ülkede yapılması gereken  yapılırken,  bak kaç kişi bundan avantaj sağlıyor.  
    Olaya siyasetçi açısında bakalım: Diyelim ki , milletvekili  oldunuz ; “ kendi döneminizde kaç kişini bu  şekilde çözülmez işini  çözdünüz”  diye sorarlar adama. Seçim bölgenizde ne kadar böylesine  işlere aracı olmanız, sizin gücünüze güç katıyor. Akıllı bir siyasetçiye göre,  bürokrasi,  elden geldiğince, görevlerini yapmamalı,  vatandaşları mağdur etmeli ki, bu mağduriyetten  ona  “ekmek”  çıksın ve sizin  her şeyi çözdüğünüz, yardımcı olduğunuz  topluma iyice yerleşsin. Siyasetçiye göre, akıllı bürokrat,  insanları mağdur etmeli ve siz , bu mağduriyeti  bir telefonla veya ziyaretle  gidermelisiniz.   
    Akılı bürokrat  ne yapar ?  Ziya Paşa diyor ki : “Bütün şartlar evrak ile ilan  edilir ; ama  asıl yapılacak iş kulağa söylenir.” Bir  işe eleman alınırken veya bir iş  verilirken,  bütün şartlar  gazete ile resmi  olarak ilan edilir. Ancak,  asıl yapılacak iş, birisinin yasadışı  müdahalesi ile kulağa söylenir.  Siyasetçi,  “işte tam aradığımız  ve istediğimiz bürokrat  bu”  demeli; bürokrat da,  yerini garantilemek veya daha yüksek makamları elde etmek için,  siyasetçiden veya  üst amirden  bir işaret almadan parmağını  kıpırdatmamalıdır.  
   Geçek Türk bürokratı,  şahsi  menfaatlerini, milletin zararında gören ve bilendir. Kendisinin  yüzde birlik bir zararı olsa, vatanın ve ülkenin ve devletin yüzde  99 luk menfaati  olsa, kendisini  riske etmeyendir.  İşte bu sistem, siyasetçinin  ve bürokratın, ülkemizde çağları aşan üstünlüğünü  ortaya koyuyor. Haklıya hakkını  vermek ve iltimas geçmemek ve vatandaşa  eşit davranmak,  ancak siyasi nutuklarda ya da açılış konuşmalarında yapılır.  Bu ülkede , asıl önemeli olan, bulunduğun mevkii , bir menfaat çarkı olarak kullanmak ve bir taşla  üç kuş vurmaktır. Ülkeyi düşünmek ve vatanın  selameti için fedakarlıkta bulunmak,  eskilerin bir  hastalığıdır.  Zaten  böyle yapanlar da bulundukları  makamı  koruyamazlar. Artık biz, çok  çağdaş, aydın ve çok ileri bir sistemde bulunuyoruz.