YAŞADIĞI BELLİ OLANIN, ÖLÜMÜ DE BELLİ OLUR…

Sosyal bilim uzmanları istatistik yapmışlar.

İnsan öldüğünde yakınlarının, sevdiklerinin unutma süreleri 18 aymış.

Yani 18 ay sonra acıları diner, sizi acı-tatlı bir anı olarak anımsarlarmış.

İyi bir iş, geniş bir ev, bir araba, emeklilik hayalleri, “hele şu da olsun rahatlayacağım” derken bir bakıyorsun hayatın sonuna gelmişsin.

Bizim yaratılış sebebimiz araba, ev, bağ, bahçemi acaba?......

“Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler (Beni bilsinler, tanısınlar) diye yarattım”. Zariyat suresi 56.

Hiçbir değer üretmeden, iz bırakmadan yaşanan bir hayat 80 yıl değil de 800 yıl olsa ne yazar ki?

-İnsanın yetiştirdiği ve kendisini hayırla anacak ve anmaya vesile olacak evlatları olmalı, “seni doğurup besleyen nur içinde yatsın” dedirtecek çocuklar yetiştirmeli…

Toplumun istifadesine sunulan hayırlı hizmetleri olmalı…

Herkesin faydalandığı ilmi, irfanı olmalı.

Örnek bir ahlâkı olmalı.

Tanımadığı, adını bile bilmediği insanlarda iz bırakmışlığı olmalı...

Birileri çevirmeli yolunu “Siz beni tanımazsınız ama ben sizi tanıyorum, siz benim hayatımı değiştirdiniz” demeli yıllar sonra...

-İnsanlara selam vermekten korkmak şöyle dursun, tanımadığı onlarca insanın yüreğine dokunmalı, sohbet etmeli, dertleşmeli, arkadaş olmalı...

Bazı kimseler vardır, yaşadıkları belli olmaz ki öldükleri belli olsun…

Kimisi ölse bile hatıralarda yaşar, yaşadıkları bellidir, öldükleri de belli olur. Asırlarca unutulmaz.

Kimisinin de varlığı bilinmez, yokluğu da hissedilmez. Bir varmış bir yokmuş misali…

Şairin dediği gibi ;

“Doğduğun zaman ağlardın, gülerdi âlem

Öyle bir hayat yaşa ki,

Mevtin sana olsun hande,

Âleme mâtem”.

Çocuk ağlayarak dünyaya gelir.

Etrafındakilerde sevinçlerinden düğün-dernek yaparlar.

Şimdi Bayrama gider gibi Allaha kavuşmak sana, mâtem tutmak geri kalanlara olsun.

Ölüm böyle gelecekse hemen gelsin..

Başım gözüm üstüne…

“Âvâze-i Âleme sal Dâvud gibi.

Bâki kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş”.

Mühim olan hayırlı bir iz bırakabilmek,

Hoş sadâ ile anılmak….

Velhasıl eşyaya ve kula kul olmak değil de, iyi, verimli olarak sadece Allah'a kul olmalı...

Yalnız Allah’tan istemeli,

Ah! dünya telaşına kapılmışlığımız yok mu?...

Bizi bitiren işte bu telaş…

Halbuki dünya dediğin iki nefes arası…

Ya nefesi aldın veremedin, ya verdin alamadın…

İşte bu kadar…

Huzur için de Allah’a kavuşmak ve Hayırla anılmak….

Bütün mesele bu….

........................

Bu hüzünlü havada bütün kardeşlerimi, dostlarımı saygı ve sevgi ile selamlıyor ve Dua ile anıyorum..

Allaha emanet olun efendim.

Halil Arık

Emekli il Müftüsü

03. Mayıs. 2026

YA RABBİ!…

Dünya bir yük ,

SEN EN BÜYÜK ,

Biz ise küçük ,

Bağışla bizi küçüklüğümüze ver ...

Allahım

Gözümün,

Kulağımım

Dilimin

Kalbimin

Katı yürekli olmaktan ,

Gafletten,

Darlıktan

Zillet ve meskenetten

Hakir ve fakirlikten sana sığınırım

Yâ RÂBBi!…

Kalbimizi, İmân ve İlimle Ziynetlendir.

Bedenimizi, İbadetlerle Güzelleştir.

Ömrümüzü Hayr ve Bereketlerle Zenginleştir.

Hata ve Günahlardan Uzaklaştır..

Sabır ve Şükrümüzü Ziyadeleştir..

Dünya ve Ahirette İyilerle Buluştur.

Allah’ım!

Bizi kötülükten uzaklaştıran ve kendiside kötülükten uzak duranlardan eyle.

Bize daima helal olan şeyleri nasib etki, harama düşmeyelim.

İbadet ve taatınla meşgul olmayı nasib etki, günah ve isyana düşmeyelim.

Lütuf ve ihsanını esirgeme ki senden başkasına muhtaç olmayalım.

Önce yollar uzanır hakka yürümek için, tomurcuklar güller açar onu görmek için,

dua eden biri var sizin için.

sizde dua edin ALLAH için.

Yaradanın AFFINA,

Rasulünün SEVGİSİNE,

Cennetin en güzeli

"KÖŞESİNE"

Mazhar olabilmeniz

"DUÂSIYLA"

ÂMİİİİN...

Esselamu Aleyküm hayırlı bereketli feyizli  nurlu vakitler 

ALLAHIM Bizleri Kur'an-ın Nuruyla Nurlanan, Kevser Suyuyla Aklanan, Sırattan Geçip Hz. Muhammed (sav) Sancağı Altında Toplananlardan eyle..‎'‎

Amin Amin Amin.

Halil arık

05. Mayıs. 2026