Tam 251 vatan evladını alçakça kurşunladılar...
Ve yüzlerce yaralı...
Bütün bunları hedef alarak ve düşmanca yaptılar...
Böyle bir günde, bu cânilere ve kâtillere ve bunların ele başlarına iki büyük üstadın dili İle seslenmek istedik.
Arif Nihat Asya üstadımız kadar “alçak”kelimesini, yerinde telaffuz eden birisi varmı bilmiyorum...
Buyurun birlikte takip edelim...
“ALÇAK”
“alçak!” deyince bir ıslak el, bir ıslak yanağa tokat aşk etmiş gibi olmalı. ağız kendisini namlu, kelime kendisini kurşun bilmeli ki alçağın tadı çıksın. ve bir mantar tabancası değil, bir sahici tabanca patlamış olmalı.
Harfleri öyle çatlat ki şimşek çaktı sansınlar. hareket tepeden inme bir yumruk halinde öylesine inmeli ki alçak daha alçalsın!
“alçak!” derken kayalara dalga çarpar gibi kayalarla dalgalar “şıraak!” diye ses vermeli. ses haykırınca alçağın kulağının zarı patlamalı...
“alçak!” arkadan söylendiyse hasım, sırtına yumruk yemiş gibi yere kapanmalı. sana atılırken kendisine “alçak!” dediğin, mıhlanmış gibi zank diye durmalı.
Bir gece toplantısında "alçak!" dersen ampul patlamalı, ışık sönmeli ve alçağın kalbi durmalı. "alçak!" deyince alçağın yüzüne tükürülmüş gibi olmalı.
Kahpelerin ellerinde kastanyetler "alçak, alçak, alçak..." diye şıkırdarken aşka gelip oyuna kalkanların parmak şıkırtıları da "alçak, alçak, alçak..." demeli.
Bir daha "alçak!" dediğin zaman kelimeyi öyle çatlat ki yer yüzünün bütün alçakları ayaklanıp el pençe divan dursunlar ve hep bir ağızdan "emret sultanım" desinler...
..........................
Necip Fazıl Kısakürek merhum bir yazıdında muârızlarından birisi İle polemiğe girer.
Hasmı üstada “sen bir alçaksın” der..
Üstat; “ben sana alçak demiyorum, zira alçak da yükseğe göre bir irtifâdır, bir seviyedir. Sen bir çukursun” der..
O halde;
15 Temmuz’da bu alçaklığı ve ihaneti irtikap edenler ve onların ele başları bir çukurdur...
Ne çukuru?..,
Tuvalet çukuru...
Ebedi orada kalsınlar ve kalacaklar...
Selamlar saygılar sunuyorum efendim.