PEYGAMBERİMİZ ve “SÜT ANNESİ”
Mekke’nin havası ağır ve sıcak olduğu için küçük çocuklara iyi gelmezdi. Bu sebeple Mekke eşrafı çocuklarını süt annelere verirlerdi. Çevre kabilelerden kadınlar Mekke’ye inip, emzirmek üzere çocuk alırlardı.
Hz. Halime de Peygamber A.S. Efendimiz’i almıştı. Hz. Halime ve eşi Haris Peygamberimiz’i öz evlatlarından daha çok seviyorlardı. O’nun gelmesiyle evlerine bereket bolluk da gelmişti.
Hz. Halime’nin üç çocuğu vardı. Özellikle Şeyma adında olanı, bu olağanüstü süt kardeşi çok severdi.
Hz. Şeyma, Muhammed A.S.’dan yaşça büyüktü. O’na arkadaşlık eder, O’nunla birlikte oynar, adeta bir gölge gibi peşi sıra dolaşırdı.
Şüt kardeşinden hiç ayrılmayan bu sevimli kız, onun her hareketini annesine haber verirdi. Hz. Halime “sıcakta oynuyorsunuz” diye söylendiğinde, “Anneciğim” derdi; “bizi merak etme, bizim başımızda bulut geziyor. Hiç sıcaklamıyoruz.”
Rasulullah A.S., Hz. Halime’nin yanında beş yıl kalmıştı. Peygamberimiz’in birçok olağanüstü hallerine daha dünya O’ndan habersizken Hz. Halime ve Şeyma şahit olmuştu.
Aradan yıllar geçmiş, Peygamber A.S. Efendimiz Hz. Hatice Annemiz’le evlenmiş, ticaret dolayısıyla meşguliyeti artmıştı.
Maddi durumu oldukça iyiydi. Hz. Halime ve süt kardeşlerini hiçbir zaman unutmadı. Her vesileyle onlara hediye gönderirdi. Onlar da Mekke’den birisi geldiği zaman Rasulullah’tan gelen selam ve hediyeyi heyecanla beklerlerdi.
Peygamber Efendimiz’in VEFÂ’sı ve cömertliği onları hep duygulandırırdı. Mekke çevresinde büyük kıtlık yaşandığı bir dönemde, Hz. Halime Mekke’ye gelerek O’nu bulmuş, evine bir deve ve kırk koyun hediyeyle dönmüştü.
Saadet asrında günlerden bir gün: Allah Rasülü (sav) sahabe efendilerimizle yemek yiyorlardı. Sofrada nadiren bulunan bir yemek çeşidi vardı. Üzerine et parçacıkları ve et suyu dökülmüş ekmek vardı.
Araplar buna “serid” derlerdi. Nitekim davet edildiklerinde “Hayye ales seride” yani “tiride koşun tiride koşun” derlerdi. Nitekim ülkemizin birçok yerinde öyle bir yemeğe “tirid” denmektedir.
Tam bu esna da içeriye yaşlıca bir kadın süzülerek giriverdi. Allah Rasülü (sav) ayağa kalktı ve sırtından ridasını (cübbesini) çıkardı, gelen kadının oturmasını sağladı.
Peygamberin ayağa kalktığı bu kadın kimdi. Bütün bir cihan onun için ayağa kalkmıştı, Melekler onun önünden merasim geçidi yapmıştı, ağaçlar eğlip saygı duruşunda bulunmuştu, nehirler durup yol göstermişti. Şimdi “O” bir kadına ayağa kalkıyordu.
Sahabe efendilerimizin soran gözlerinin içine bakarak, peygamberimiz: “هي التي امي ارضعتني o benim sütannem Halime”dir, annemden sonra onun göğsüne yapıştım da süt emdim” buyurdular”
Bu ”VEFA” karşısında sahabe efendilerimiz gözyaşları içinde tekbir getirmeye başladılar.
Hac veya umre için her gittiğimizde Cennet-ül- Bakıy’ mezarlığında 10 bin sahabenin, evliyanın, asfıyanın ruhları ile buluşuruz.
Haz. Osman efendimizi ziyaret ettikten sonra hacılarda bir heyecan oluşur. Biraz aşağıda ki bir kabrin başında durarak “Burada peygamberimizin sütannesi Halime annemiz yatmaktadır” deyince Hacılarda ki heyecan bir uğultuya dönüşür ve gözyaşları sel olur akar.
Annemiz le birlikte varsa “süt Anne”mizi de unutmamalıdır…
Ölen Annelerimizi Rabbimiz cenneti ile müjdelesin.
Başta Hatice Annemiz olmak üzere, diğer Annelerimiz ile cennette komşu olsunlar
Amin Amin Amin
Halil arık
12. Mayıs. 2026
Allah’ım!...
Yolumuzu bahtımızı ve yarınlarımızı aydınlık eyle...
Çocuklarımızı, nesillerimizi salihler zümresine ilhak eyle.
Dertlerimizi, sıkıntılarımızı ve kederlerimizi sevince ve felaha tebdil eyle...
İşimizi, aşımızı ve rızkımızı helal ve ziyâde eyle.
Evimizi, obamızı, yuvamızı bereketinle şenlendir...
Bizi ve soyumuzdan gelecekleri nefsine esir olmaktan muhafaza eyle...
Doğru yoldan şaşmaktan, garipten, mazlumdan ah almaktan uzak eyle.
Kul hakkıyla ölmekten, düşman şerrinden, evlat kahrından cümlemizi hıfz u eman eyle...
Allah’ım; bizleri kabirdeki azaptan, cehennemde yanmaktan, Sen’den başkasına muhtaç olmaktan koru...
Bizleri kaza, bela, musîbet ve iyileşmez hastalıklarla imtihan etme...
Bizi bize acımayanların eline, insafına terketme...
Rızana uygun yaşamayı bizlere nasip eyle...
Bize hayırlı ve uzun ömürler ver.
Bizim için takdir ettiğini hayırlı eyle...
Allah’ım! sonumuzu hayreyle, son durağımızı cennet eyle,
Habib-i Edib’ine komşu eyle...
Ruhumuz saîd, ömrümüz mezîd, kavlimiz sedîd, kalbimiz saîd olsun
Dualarımız makbul olsun.
Allah hepimizden râzı olsun.
Allah’ın selâmı üzerimize olsun
Allah’a emanet olun..
Halil arık
14. Mayıs. 2026