Mekke Ortak Savunma Antlaşması , 7 Ağustos 2026 imzalamış olan Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanmış Güvenlik ve Savunma paktıdır.
Osmanlı’da, 1839 Tanzimat Fermanı ile Emperyalist Batıya açılan kapımız ve Batı tarafından işgal edilen İslam ülkeleri, sömürge dönemine gireli 200 yıla yaklaşıyor. Osmanlı devleti de , 1908 darbesiyle, devlet işgal edildi. Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu’na göre, 1923 te İngiliz sömürgesine girdik; 1947 de İngiliz sömürgeliğinden ABD sömürgeliğine geçtik.
Şimdi ilk defa, üç İslam ülkesi kendi aralarında bir savuma paktı kurdular. Bu açılan yol, tam bağımsızlığa atlan bir adımdır. Bundan kim rahatsız olacaktır diye sormak gerekir mi ? Elbette , Yahudi İsrail başta olmak üzere, sömürgeci devletler bundan hoşnut olmayacak ve içimizdeki kiraladıkları hainleri ve ahmaklar tarafından bu pakta karşı ileri geri söz edenler olacaktır.
Şimdi şöyle bir senaryoya bakalım: Bu savuma paktına Mısır, Suriye, Irak, Afganistan , Libya, Fas, Tunus ,Cezayir, Sudan, Somali ,Bosna gibi ülkelerin de dahil olduğunu ve bu ülkeler arasında pasaportsuz serbest dolaşım hakkı ve ticaret ve yerleşme ve iş kurma haklarının olduğunu kabul edelim. Ekonomide nasıl bir canlanma olacağını tahmin edebilir misiniz.?
Yıllardır kapısında beklediğimiz Avrupa Birliği veya Ortak Pazarına yani AET ye , 31 Temmuz 1959 da müracaat etmişiz. Aradan tam 67 geçmiş ve hala Avrupa’nın gözünde gerekli şartları sağlayamamışız. 67 yıl bir insan ömrü zaman geçmiş. Bundan sonra kaç yıl daha bekleyeceğiz ; bunu bilen ve söyleyen bir var mı ? Artık bizi almayacaklarını anlamak için zeki olmaya hiç gerek yok.
Mekke Paktı adı tam isabet; çünkü bütün Müslümanların kıblesi Kabe Mekke’de. Artık sömürge altında yaşayan Ülkeler, askeri ve ekonomik olarak birleştiğinde ve ortak bir Üniversite kurduklarında, geçmişteki Bağdat, Kahire ve Endülüs Üniversitelerinde olduğu gibi, İslam ülkelerinde zeki insanlar bu üniversitede, iyilikte, kardeşlik ve akademik başarıda yarıştıklarında , artık Hac İbadeti bütün dünya Müslümanlarını kongresi olacaktır.
İslam ülkeleri üzerindeki 500 yıllık cehalet bulutları karanlığından kurtulduğumuzda , İslam’ın aydınlık şafağı sökecek ve sömürge halkı olmaktan kurtulacağız. Batılı Emperyalistler , bizim en önce beyinlerimizi ve devlet bürokrasisini işgal ederek sömürgeleştirdi ve bu sayede sömürgeyi şimdiye kadar devam ettirdi. . Doğunun beyni, Batı’nın fikirleriyle değil, Kur’an’ a dayalı ahlak ve ilimlerle geliştiğinde; kültürel olarak da sömürgeleşmekten kurtulacağız. Hem maddi olarak, hem de manevi olarak tam bağımsız olduğumuzda, İnsanlarımız daha mutlu, daha refah içinde olacaktır. Bu sayede , İslam ülkeleri içindeki lejyonerlerden ve kiralık kafalardan kurtulacağız. Dünya barışı da böylece sağlanacaktır. Bu Mekke Paktı, bize İslam’ın zaferini müjdeliyor. Muhammed İkbal ve Mehmet Akif’in hayalleri ve Bediüzzaman Said Nursi’nin müjdesi gerçek olacaktır.