DİNSİZLİĞİN FİKİR YAPISI ÜZERİNE 2
Bu ateist ve deist dinsizliğin alt yapısı bir yönüyle cehalettir. Kişi öylesine cahildir ki, bir otomobilin, bir uçağın ve bir bilgisayarın ustasız, mühendissiz olmayacağını kabul ettikleri halde; kainatın ve içindeki varlıkların, bütün hayvanların, kuşların, böceklerin, kendiliğinden –tesadüfen oluşacağına inanmakla birlikte ; biyolojik olarak nasıl olduğunu izah edemeden evrimleşme ile oluştuğuna inanacak kadar cahil ve kördürler. Aklı başında hiçbir ilim sahibi, bir hokka mürekkebin, tesadüfen kağıdın üstüne dökülmesiyle çok güzel şiirlerin ve hikayelerin oluşacağına ihtimal bile vermez ; ancak -profesör de olsa-, bu cehalet , yani Yaratıcıyı kabul etmemek uğruna , bu yaratılışta evrim masalını kabul ederler.
Yine bir dinsiz, bir yaratıcıya inanıp da eğer bir dini kabul ettiğinde; namaz, oruç , hac , zekat , sadaka, yalan söylememek, hırsızlık yapmamak, dolandırmamak ve doğru olmak ve temiz ve fedakar olmak gibi dini mükellefiyetleri, kendileri için çok zor ve daraltılmış bir hayat içine giriyormuş gibi hissederek dinden kaçarlar ve dinsizliği kendilerine daha özgür alan olarak seçerler. Sen İnanmıyor musun diye sorduğunuzda , dilinin ucuyla “biz de yaratıcı Allah’ a inanıyoruz” deseler de, bir dine inanmadıkları için , nefsi ne isterse onu yapmayı kendilerine bir hayat tarzı seçtiklerinden , dinsizliği “bir özgürlük alanı” olarak görmektedirler.
İslam toplumundaki son 600 yıllık cehaletin, bu topluma hakim olmasından dolayı, dini bilgileri öğretecek ve yaşatacak kişilerin azlığından ve bazı dindar görünenlerin de , dini bir geçim kaynağı hale getirmesinden dolayı, dinsiz kişi , kendisine, inanmamak için bir bahane bulmuştur ve “Eğer ben böyle Müslüman olacaksam, olmayayım” şeklinde dinsizliği tercih etmiştir.
Günümüz televizyon programlarındaki ve sosyal medyadaki tartışma ve müzakerelerde , bu dinsizliğe karşı fikir üretecek ve bu konuyu açıklayıp ortaya kayacak alimlerin azlığı veya var olan ehil kişilere, böyle bir imkan verilmemesi veya kişilerin içinde bulduğu bilgi, kültür ve zihni aktivitesini geliştirmek yerine; eğlenceye, zevke ve spor seyirciliğine, pembe dizilere ve edepsiz , karakterini ve asaletini kaybetmiş karı – koca kavgaları gibi seviyesiz yayıncılığa düşkünlüğünden dolayı dini araştıracak ve sorgulayacak zamanı kendilerine ayırmadıklarından , zevk ve haz peşinde koşmayı tercih ederler. Bu insanların haz ve zevklerini kullanmak da toplumda bazıları için bitmeyen gelir kapsı olduğu için ses çıkarılmaması; dinsizlik boyutunda ve bilhassa gençlerin, neden dinsizliği seçtikleri konusunda fikir yürütülüp , din ve iman etme konusu gündemde tutulmadığı için , dinsizlik almış başını gidiyor.